İstanbul’da eğitim kurumlarının güvenliği ve çocukların suça sürüklenmesini önlemeye yönelik adli mekanizmaların işletildiği dikkat çekici bir hukuki süreç yaşandı. Sorumluluk sınavları neticesinde sınıfta kaldığını öğrenen bir lise öğrencisinin, okul müdür yardımcısına yönelik dijital platform üzerinden ilettiği mesaj, yargıya taşındı. İstanbul Anadolu Aile Mahkemesi, hem kamu görevlisinin can güvenliğini korumak hem de öğrencinin davranışsal gelişimini desteklemek amacıyla ceza odaklı bir yaklaşım yerine, çevre değişikliği ve rehabilitasyon odaklı koruyucu tedbir kararlarını hayata geçirdi.
Sorumluluk Sınavı Notları Sonrası Başlayan Hukuki Süreç
Tuzla Polis Merkezi Amirliği ve adli dosya tutanaklarına yansıyan teknik ayrıntılara göre vakanın geçmişi ve gelişimi şu rasyolarla kayıtlara geçti:
Tuzla Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde görev yapan 49 yaşındaki Müdür Yardımcısı Ö.A., 11. sınıf öğrencisi H.D. tarafından gönderilen iletiler üzerine resmi şikayette bulundu.
Müdür yardımcısının beyanına göre, geçmiş dönemde 8 dersten başarısız olan H.D., sorumluluk sınavları neticesinde 7 dersi geçmeyi başardı ancak edebiyat dersinden geçer not alamayarak sınıfta kaldı.
Öğrenci H.D.'nin, 24 Mart tarihinde müdür yardımcısına WhatsApp üzerinden, geçmiş dönemde başka bir okulda şiddet olayına maruz kalan bir öğretmene atıfta bulunarak yasal sınırları aşan içerikte bir mesaj ilettiği saptandı.
Müdür yardımcısı Ö.A. ifadesinde, sınav notlarını sisteme girmek dışında bir yetkisinin bulunmadığını, can güvenliğinin risk altında olduğunu hissederek adli makamlardan ivedilikle koruyucu uzaklaştırma ve idari tedbir kararı talep ettiğini dile getirdi.
Mahkemenin Pedagojik Ve Koruyucu Kararı
Yöneltilen talebi ve şiddet riskinin yoğunluğunu titizlikle inceleyen İstanbul Anadolu Aile Mahkemesi, kamu vicdanını yakından ilgilendiren emsal niteliğinde bir karara imza attı. Mahkeme heyeti, suça sürüklenen çocukların cezalandırılmasından ziyade yasal unsurlardan ve olumsuz çevre etkilerinden uzaklaştırılması ilkesini gözeterek şu yaptırımları kararlaştırdı:
Öğrenci H.D.'nin 3 ay süreyle öfke kontrolü, stresle başa çıkma yöntemleri ve şiddeti önlemeye yönelik farkındalık eğitimleri içeren rehabilitasyon programları ile meslek edinme kurslarına katılması zorunlu kılındı.
Kararda, öğrencinin aynı sosyal çevre ve arkadaş grubuyla etkileşiminin devam etmesi durumunda suça sürüklenme olgusunun engellenemeyeceği vurgulanarak, tedbirlerin amaca ulaşması adına okul değişikliği yapılmasına hükmedildi.
Hakimin Takdir Yetkisi Yeniden Yorumlanmalı
Mahkemenin gerekçeli kararında, son dönemde çocukların suça sürüklenme ivmesindeki artışın toplumun tüm kesimleri tarafından gözlemlendiği ve yasa koyucunun da bu yönde yeni mevzuat hazırlıkları içinde olduğu kamuoyuna anımsatıldı.
Uzun vadede toplumsal barışın tesisi için mevcut yasal düzenlemelerin, kamu düzenini koruma noktasında hakimlerin takdir yetkisi çerçevesinde proaktif bir şekilde yeniden yorumlanmasının önemine dikkat çekildi. Kararın lojistik ve idari takibi için ilgili milli eğitim müdürlüğü ve aile bakanlığı birimlerine gerekli resmi bildirimlerin yapıldığı aktarıldı.




