Siyaset dünyasında ve kamuoyunda geniş bir toplumsal hafızayı temsil eden anma programlarına bir yenisi daha eklendi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, geçmiş dönemde hayatını kaybeden Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay'ın vefatlarının 33'üncü yılı münasebetiyle düzenlenen kabir anmasına katıldı. Anma töreninde gerçekleştirilen konuşmalarda, adalet mekanizmalarının işleyişi, geçmiş adli vakalarla yüzleşme süreçleri ve toplumsal barışın tesisi için atılması gereken kurumsal adımlar ön plana çıktı.
Tuncer Bakırhan: Gerçek Bir Süreç Geçmişle Yüzleşmeyi Gerektirir
Program kapsamında katılımcılara hitap eden DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, adalet ve toplumsal uzlaşı zeminine dair siyasi vizyonlarını paylaştı. Demokratikleşme süreçlerinin kalıcı hale gelmesi için hukuki şeffaflığın önemine değinen Bakırhan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Geçmiş dönemlerde yaşanan ve faili meçhul olarak adlandırılan adli vakaların hukuki açıdan tamamen aydınlatılması, toplumsal uzlaşının ve gerçek anlamda bir barış iradesinin en önemli göstergesidir. Türkiye toplumunun ortak geleceğe güvenle bakabilmesi, bu iradenin kurumsal olarak işlemesiyle mümkündür. Sadece mevcut dönemi değil, geçmişin karanlık sayfalarını da adalet önünde netleştirmek gerekir. Adalet Bakanlığı'nın başlattığı idari adımların, faili meçhul cinayet dosyalarını da kapsayacak şekilde genişletilmesini talep ediyoruz. Gerçek bir demokratik Türkiye hedefi için adli ve siyasi mekanizmalara büyük sorumluluk düşmektedir."
Pervin Buldan: Adalet Bakanlığı Bünyesindeki Birim Kıymetlidir
Anma töreninde söz alan Savaş Buldan'ın eşi ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan ise konunun hukuki ve kurumsal boyutuna dikkat çekti. Geçmişte yürütülen bazı yargılama süreçlerinin yetersiz kaldığına değinen Buldan, bakanlık bünyesinde kurulan yeni birimlere dair şu ifadeleri kullandı:
Adalet Bakanlığı bünyesinde faaliyete geçirilen faili meçhul cinayetleri araştırma biriminin kurulmasını oldukça önemli ve kıymetli bir adım olarak değerlendiriyoruz.
Mevcut ve yakın döneme ait dosyaların aydınlatılması yönündeki kararlılığın, geçmiş adli vakaların ve hakikatlerin açığa çıkarılması noktasında da sergilenmesi gerekmektedir. Devlet yönetiminde süreklilik esastır ve geçmişin aydınlatılması kurumsal bir sorumluluktur.
Ülkede kalıcı ve onurlu bir toplumsal barışın inşa edilebilmesi, ancak meclis veya ilgili kurumlar nezdinde bir "Hakikatleri Araştırma ve Yüzleşme Komisyonu" kurulmasıyla tescillenebilir.
Yasal takvim ve anma programı çerçevesinde sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de katılım gösterdiği anma, yapılan konuşmaların ardından olaysız bir şekilde sona erdi.




