Türkiye Cumhuriyeti'nin makro finansal dengeleri, Orta Vadeli Program (OVP) bütçe disiplini ve küresel jeopolitik risklerin yerel piyasalara yansımaları, ekonomi yönetiminin üst düzey kurumsal değerlendirmelerine konu olmaya devam ediyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, CNNTürk canlı yayın programına katılarak küresel makroekonomik kırılmalar, bölgesel enerji krizleri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) rezerv yeterlilik oranları ve dezenflasyon takvimi ekseninde kapsamlı bir finansal projeksiyon sundu. Doğu Akdeniz ve Orta Doğu havzasındaki askeri hareketliliklerin küresel emtia ve hidrokarbon hatlarında öngörülemeyen bir arz şoku meydana getirdiğini kaydeden Şimşek, inşa edilen makroekonomik tamponlar ve mali kararlılık rasyoları sayesinde enflasyonun aşağı yönlü trendine istikrarla devam edeceğini ilan etti.
Küresel Enerji Koridorlarındaki Kriz Ve Makro Şok Analizi
Bakan Mehmet Şimşek, ABD/İsrail-İran eksenli bölgesel çatışmaların dünya ticaret rotalarında meydana getirdiği yapısal bozulmalara dikkat çekerek, bugünkü enerji ve lojistik arz şokunun geçmiş dönem kronolojilerinden niceliksel olarak çok daha büyük olduğunu vurguladı.
Gübreden çip endüstrisi hammaddelerine kadar küresel tedarik zincirlerinin merkezinde yer alan bölgedeki kriz, dünya genelinde enflasyon beklentilerini yükseltmiş ve küresel faiz oranlarını sıkılaştırmıştır. Geçmiş küresel krizlerde petrol arzında günlük ortalama 4,5 milyon varil kısıtlanma yaşanmışken, mevcut konjonktürde bu etkilenme rasyosu günlük 20 milyon varil seviyesine ulaşmıştır. Ham petrolün varil fiyatının son 3 aylık periyotta 118 dolar seviyelerini tescil etmesi, petrol ithalatçısı konumundaki ülkelerin dış ticaret dengelerini doğrudan baskılamıştır.
Dış Şok Olmasaydı Manşet Enflasyon Yüzde 20 Seviyesindeydi
Türkiye'deki güncel fiyat istikrarı gelişmelerine değinen Bakan Şimşek, küresel enerji maliyetlerinin yerel enflasyon sepeti üzerindeki doğrudan ve dolaylı ek yüklerini rasyonel verilerle tablolandırdı.
Cari enflasyon beklentileri ve yapısal maliyet rasyoları şu tabloda modellendi:
| Enflasyon Senaryoları Ve Kurumsal Öngörüler | Mevcut Yüzdesel Rasyo | Jeopolitik Ve Mali Durum Analizi |
| Dış Şok Olmaksızın Öngörülen Seviye | %20 (Bir tık altı veya üstü) | Makro program tasarımı uyarınca dışsal askeri/lojistik krizler yaşanmasaydı tutturulacak baz oran. |
| Savaş Kaynaklı Doğrudan İlave Baskı | +5 Puan (Asgari maliyet) | Akaryakıt, navlun ve emtia fiyatlarının yurt içi üretici fiyat endeksine (Yİ-ÜFE) yansıyan ek rasyosu. |
| Güncel Manşet Enflasyon Oranı | %32,6 | Olumsuz iklim şartları ve petrol şokuna rağmen para ve maliye politikası duruşuyla baskılanan oran. |
| TCMB Yıl Sonu Kurumsal Tahmini | %26 | Merkez Bankası'nın kurumsal kapasitesiyle revize ettiği ve hükümetçe referans alınan resmi hedef. |
| Piyasa Katılımcıları Beklentisi | %28 - %29 | Finansal analistler ve piyasa aktörlerinin konsensüs oluşturduğu yıl sonu kapanış tahmini. |
Fiyat istikrarı adına devreye alınan idari sübvansiyonlara değinen Şimşek, akaryakıt fiyatlarındaki ani artışların vatandaşa ve üreticiye doğrudan yansımasını engellemek amacıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tensipleriyle eşel mobil sisteminin uygulandığını hatırlattı:
"Ankara'da savaştan bir gün önce motorinin litresi yaklaşık 60 lira, benzinin ise 59 lira seviyesindeydi. Eğer küresel petrol şokunu iç piyasaya tam olarak yansıtmış olsaydık, motorin fiyatı 95 liranın, benzin ise 80 liranın üzerine çıkacaktı. Eşel mobil mekanizmasını devreye sokarak bütçe imkanlarımız nispetinde hem esnafımızı hem ihracatçımızı hem de vatandaşımızı bu makro şoka karşı koruma altına aldık."
Makro Finansal Tamponlar: 160 Milyar Dolar Rezerv
OVP'nin ilk yılında önceliği makro finansal istikrara, ikinci yılda ise dezenflasyona verdiklerini belirten Şimşek, dışsal risklere karşı bünyeyi güçlendirdiklerini bildirdi. Brüt rezervlerin yaklaşık 160 milyar dolar seviyesine ulaştığını tescil eden Bakan, bu rezerv hacminin şokları yönetmek adına yeterli ve değerli olduğunu kaydetti. Kur Korumalı Mevduat (KKM) ekosisteminin koşullu bir yükümlülük olarak başarıyla kapatıldığını ifade eden Şimşek, bu sayede Türkiye'nin kamu bilançosunun sadece KKM kalemi üzerinden 143 milyar dolar net iyileşme gösterdiğini; deprem bölgesi yapılanması için ise bütçeden bugünkü fiyatlarla 4,1 trilyon lira kaynak harcandığını açıkladı. Kira enflasyonuna da değinen Bakan, konut kampanyaları ve 750 bin-800 bin yeni konutun devreye girmesiyle birlikte kira enflasyonunun sene sonunda %30-35 civarına ineceğini iddia etti.
Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı Mevzuatı
Yerli ve yabancı ayrımı yapılmaksızın, üretim faaliyetlerinde bulunan tüm şirketler için kurumlar vergisi oranı %12,5 seviyesine indirildi.
Birden fazla ülkede faal olan çok uluslu firmaların, operasyonel hizmet merkezlerini Türkiye olarak seçmesi durumunda vergi muafiyeti sunulacak; bu merkezlerde istihdam edilecek nitelikli personelin Türkiye içi tüketimleri ise KDV ve ÖTV mevzuatına tabi tutulacak.
Son 3 yılda Türkiye'de yerleşik olmayan (Türk vatandaşları dahil) ve ülkeye intikal eden mükelleflerin, tamamen yurt dışı kaynaklı kazançlarından 20 yıl boyunca vergi alınmayacak. Türkiye içi elde ettikleri gelirler ise standart stopaj ve gelir vergisine tabi olacak.
Sisteme giren dış kaynakların kısa sürede ülkeden çıkarılması halinde %5 vergi uygulanacağını, kaynak içeride kaldıkça oranın kademeli düşeceğini belirten Şimşek; OECD bünyesindeki Mali Eylem Görev Gücü (FATF) standartlarına harfiyen uyulduğunu, kanunda kara para aklama ve terörizmin finansmanı suçlarına yönelik hiçbir muafiyet veya istisnanın yer almadığını, gri listeden çıkan Türkiye'nin bu hususta tam takip sistemi işlettiğini vurguladı. Ayrıca Atatürk Havalimanı yerleşkesinin küresel teknoloji "start-up" girişimlerinin fiziki ve dijital yönetim merkezi haline getirildiği tescillendi.





