Gündelik yaşamda fark edilmeden geçiştirilen "aşırı su içme ihtiyacı", metabolik sağlık açısından hayati bir uyarının habercisi olabilir. Uzmanlar, diyabet hastalığının gelişme aşamasında veya kan şekeri kontrolünün kaybedildiği anlarda vücudun verdiği ilk ve en güçlü tepkinin aşırı susuzluk hissi (polidipsi) ve sık idrara çıkma (polidipsi) olduğuna dikkat çekiyor.

Böbrekler Fazla Şekeri Atarken Sıvı Depolarını Boşaltıyor
Sağlık otoritelerinin sunduğu bilgilere göre; kanda glikoz oranı yükseldiğinde, böbrekler emilim kapasitesini aşan bu fazla şekeri idrar yoluyla dışarı atmaya çalışır. Ancak şeker, süzülürken vücuttaki suyu da beraberinde çeker.

Yaşanan bu yoğun sıvı kaybı sonucunda beyin sürekli su içme sinyali gönderir. Hastalar ne kadar çok su içerse içsin, kan şekeri dengelenmediği sürece susuzluk hissi geçmez.

Su Tüketimini Kesmek Kan Şekerini Daha da Yükseltir
Uzmanlar, bu belirtileri yaşayan vatandaşların su tüketimini sınırlandırmak gibi son derece tehlikeli bir hataya düşmemeleri gerektiğinin altını çiziyor. Suyu azaltmanın idrarı kesmeyeceği gibi kan şekerinin daha da fırlamasına ve metabolik krizlere yol açacağı vurgulanıyor.

Artan su ihtiyacı ve sık idrara çıkma durumunda yapılması gereken ilk işin en yakın sağlık kuruluşunda kan şekeri (HbA1c ve açlık kan şekeri) ölçümü yaptırmak olduğu ifade ediliyor.
