Türkiye'de bir dönemin televizyon haberciliği ve ana haber sunuculuğunda tanınan figürlerinden biri olan televizyon programcısı Reha Muhtar, Muğla'nın Bodrum ilçesinde tedavi gördüğü özel bir hastanede 66 yaşında yaşamını yitirdi. Kalp yetmezliği tanısıyla bir süredir yoğun bakım servisinde müşahede altında tutulan Muhtar'ın vefat haberi, medya camiasında geçmiş dönemin yayıncılık ilkeleri, genel yayın yönetmenliği pratikleri ve basın etiği ekseninde geniş kapsamlı bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Deneyimli gazeteciler Adnan Bulut ve Ekrem Açıkel, sosyal medya hesapları üzerinden yaptıkları açıklamalarda, Muhtar'ın geçmişteki duruşuna ve meslektaşlarıyla olan kurumsal ilişkilerine dair eleştirel değerlendirmelerde bulundu.

Adnan Bulut: Yayıncılık Geçmişi ve Ergenekon Davalarındaki Tavrı Unutulmamalı

Usta gazeteci Adnan Bulut, Reha Muhtar'ın vefatının ardından kamuoyunda tek taraflı bir değerlendirme yapılmasını eleştirerek, yakın geçmişteki adli süreçlerde sergilenen editoryal yaklaşımları hatırlattı. Muhtar'ın dönemin idari yapılarına yakın durarak mesleki ilkelerden uzaklaştığını öne süren Bulut, şu ifadeleri kullandı:

"Vefatının ardından tek taraflı güzellemeler yapılıyor ancak gerçeklerin de konuşulması gerekiyor. Kendisi, geçmişte yaşanan Ergenekon davası süreçlerinde Silivri'deki hukuk mücadelelerini görmezden gelmiş, hak arayan meslektaşlarının arkasından idari yapıların diliyle yazılar kaleme almıştır. Toplumsal değerlerin ve habercilik namusunun zedelendiği o dönemde, popüler kültür unsurlarını ve reyting odaklı içerikleri öne çıkararak medyanın yapısal dönüşümüne zemin hazırlamıştır. Yayıncılık gücünü halk yararına kullanmak yerine, finansal ve idari güç odaklarına endeksleyen bu anlayışın medya tarihindeki yeri nesnel biçimde kayda geçmelidir."

Bulut ayrıca, 2013 yılında Reha Muhtar'ın Show TV bünyesindeki yönetimsel değişimleri "televizyon dışı bir bankacılık darbesi" olarak nitelendirdiği yazısına karşı verdiği arşiv niteliğindeki yanıtı da anımsatarak, o dönem medyanın saygınlığını geri kazandırmak adına gerçek gazetecilerin mücadele ettiğini belirtti.

Dftgyuh

Ekrem Açıkel: Güç İlişkileri ve Mesleki Etik Açısından Bir Ders Niteliğinde

Reha Muhtar’ın kurumsal yönetim tarzına ve çalışan ilişkilerine dair bir diğer çarpıcı açıklama da gazeteci Ekrem Açıkel’den geldi. Muhtar'ın en güçlü olduğu genel yayın yönetmenliği dönemlerinde insan kaynakları yönetiminde ve meslektaşlarına yönelik yaklaşımlarında adil davranmadığını iddia eden Açıkel, şu değerlendirmeyi yaptı:

Reha Muhtar'ın televizyon yönetiminde aktif olduğu yıllarda, çalışanların profesyonel haklarına, ekmeklerine ve ailevi hassasiyetlerine saygı göstermeyen, kırıcı bir idari üslup benimsediğini belirtmek gerekir.

Hayatının son döneminde lüks yaşam, sosyete ve popülarite arayışlarının ardından maddi ve manevi olarak yalnızlaştığı görülmüştür. Yaşanan bu süreç, medya sektöründe güç sahibi olan herkes için ciddi bir ders niteliğindedir.

Kendi meslek geçmişimde bana ve çalışma arkadaşlarıma yaşattığı zorluklar ve haksızlıklar nedeniyle editoryal olarak 'iyi bilmezdim' deme hakkımı saklı tutuyorum. Toplumumuzdaki 'ölenin ardından konuşulmaz' kuralı, adalet duygusunun zedelendiği kamuya mal olmuş figürler söz konusu olduğunda geçerliliğini yitirmektedir.

Bodrum'daki adli ve tıbbi işlemlerin tamamlanmasının ardından Reha Muhtar'ın cenaze programının netleşmesi beklenirken, vefatın tetiklediği medya etiği tartışmalarının basın kulislerinde bir süre daha gündemdeki yerini koruyacağı öngörülüyor.

Ödemiş'te Kapıya Bırakılan Bebek Güvenceye Alındı
Ödemiş'te Kapıya Bırakılan Bebek Güvenceye Alındı
İçeriği Görüntüle

ekrem-acikelden-reha-muhtar-paylasimi