Orta Doğu coğrafyasında karşılıklı balistik füze operasyonları ve hava sahası ihlalleriyle makro düzeye ulaşan askeri gerilim, tarafların moratoryum ve ikna süreçlerine girmesiyle yerini ulaştırma lojistiğinde normalleşme adımlarına bırakıyor. İran ile İsrail arasında tırmanan bölgesel kriz dalgası ve sınır ötesi hava harekatları nedeniyle güvenlik mülahazaları doğrultusunda Şam Uluslararası Havalimanı’nda geçici olarak askıya alınan sivil uçuş trafiği resmi olarak yeniden başlatıldı. Suriye Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, seyrüsefer emniyeti gerekçesiyle kapatılan hava koridorlarının sivil havayolu şirketlerinin kullanımına tamamen açıldığını ve uçuş operasyonlarının kademeli bir takvimle normale döndüğünü ilan etti.
Güvenlik Kısıtlamalarının Erken Saatte Kaldırılma Kronolojisi
Daha önce yayımlanan havacılık bildirisinde, hava sahasının Türkiye yerel saatiyle 23.00’e kadar sivil uçuşlara tamamen kapatıldığı ilan edilmişti. Ancak bölgedeki radar hareketliliklerinin normale dönmesi üzerine yapılan operasyonel güvenlik değerlendirmelerinin ardından bu yasal kısıtlama öngörülen saatten önce esnetildi. Şam'ın güneyinde konumlanan ana hava koridorlarının uçuş trafiğine açılmasıyla birlikte, Şam Uluslararası Havalimanı peronlarında bekletilen veya komşu ülkelere divert edilen (yönlendirilen) seferler için yeşil ışık yakıldı.
Dinamik Risk Yönetimi Ve Anlık Emniyet Uyarısı
Suriye sivil havacılık otoriteleri ve bölgesel havayolu şirketleri tarafından ortaklaşa yayımlanan teknik emniyet dökümünde, seyrüsefer serbestisinin mutlak bir süreklilik arz etmediği, askeri hareketlilik rasyolarına göre kararların anlık olarak güncellenebileceği vurgulandı.
Ulaştırma güvenliğine yönelik kurumsal ihtar metni resmi kayıtlara şu ifadelerle geçti:
"Hava koridorlarımızın sivil uçuşlara yeniden açılmış olması, bölgesel askeri risklerin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmemektedir. Sivil uçuşların sürdürülebilirliği tamamen anlık taktik güvenlik durumuna endekslidir. Orta Doğu genelinde veya sınır hattımızda yeni bir askeri gerilim, füze devingenliği veya tırmanma rasyosu saptanması halinde, uçuş programları uluslararası yolcu güvenliği mevzuatları uyarınca her an yeniden iptal edilebilir veya alternatif rotalara kaydırılabilir."





