Ankara'da hak arama mücadelesi yürüten ve 13 gündür açlık grevinde olan özel sektör ile mülakat mağduru öğretmenler için Türkiye'nin önde gelen aydınları harekete geçti. Akademisyen, sanatçı, yazar ve gazetecilerden oluşan 154 isim, yayımladıkları ortak bildiriyle öğretmenlerin sağlık durumundan duydukları derin endişeyi dile getirerek eylemi sonlandırmalarını talep etti. Heyet, ilgili bakanlıkları ve Meclis'i de acilen sorumluluk almaya çağırdı.
Tanınmış İsimlerden Direniş Evine Anlamlı Ziyaret
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Ankara Şubesi’nde günlerdir açlık grevini sürdüren eğitimcilere destek ve sağduyu ziyareti gerçekleştirildi. 154 imzalı ortak metni sunmak üzere sendika binasına giden heyette şu önemli isimler yer aldı:
-
Eski rektörler ve akademisyenler Prof. Dr. Cemal Taluğ, Prof. Dr. Ural Akbulut, Prof. Dr. Metin Özuğurlu ile hukukçu Şenal Sarıhan ve ses sanatçısı Zeynep Karababa öğretmenleri ziyaret etti.
-
Geniş bir meslek grubunu temsilen hazırlanan deklarasyon, ziyaret esnasında ses sanatçısı Zeynep Karababa tarafından kamuoyuna ve öğretmenlere hitaben seslendirildi.
Öğretmenlerimizin Yaşamı Her Şeyden Üstündür
Yayımlanan metinde, Türkiye'nin dört bir yanından başkente gelerek taban maaş hakkı ve mülakat adaletsizliğine karşı 14 gündür sesini duyurmaya çalışan öğretmenlerin durumunun artık kritik bir aşamaya geldiği vurgulandı. Bildiride şu ifadelere yer verildi:
"Öğretmenlerimizin yürüttüğü bu onurlu mücadele yalnızca onların değil, tüm toplumun ortak meselesidir. Ancak öğretmenlerimizin yaşamı ve sağlığı her şeyden üstündür. Yaşanabilecek geri dönülemez sağlık sorunlarının önüne geçilmesi adına öğretmenlerimize sesleniyoruz: Lütfen sağlığınızı daha fazla riske atmayın ve açlık grevine son verin."
Bakanlıklara Ve Meclis'e Acil Çağrı
Ortak metinde sadece öğretmenlere değil, çözümün asıl muhatabı olan devlet kademelerine de net bir çağrı yapıldı. Başta Milli Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olmak üzere, TBMM'de grubu bulunan tüm siyasi partiler göreve davet edildi. Sorunun kalıcı olarak çözülmesi için diyalog kanallarının derhal açılması ve öğretmenlerin taleplerini karşılayacak somut hukuki adımların atılması gerektiği önemle ifade edildi.



