Pekin yönetimi, Orta Doğu'da kalıcı barış ve tedarik zincirlerinin korunması için askeri yöntemlerin çözüm olamayacağını vurguladı.Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Pekin’de düzenlediği olağan basın toplantısında, Washington ile Tahran yönetimleri arasında yürütülen diplomatik temaslara ve bölgedeki askeri hareketliliğe ilişkin ülkesinin resmi pozisyonunu ilan etti. Sözcü Mao, iki aktör arasında aralanan diplomasi penceresinin korunması gerektiğinin altını çizdi.
Askeri Yöntemler Çözüm Getirmez, Doğru Yol Müzakeredir
ABD ve İran arasındaki diplomatik diyalog kanallarının işlerliği üzerine değerlendirmelerde bulunan Sözcü Mao Ning, Pekin yönetiminin geleneksel barışçıl dış politika doktrinine atıfta bulundu. Küresel istikrar için diyalog vurgusu yapan Mao, şu ifadeleri kullandı:
"Çin Halk Cumhuriyeti olarak her zaman ve her şartta diyalog ile müzakerenin sorunları çözmedeki tek doğru yol olduğunu savunuyoruz. Tarihsel tecrübeler ve mevcut konjonktür göstermiştir ki askeri yöntemlerin ve güç kullanımının kronik sorunlara kalıcı bir çözüm getirmesi mümkün değildir. ABD ile İran arasında bir diyalog kapısı açılmışken, bu kapı yeniden kapanmamalıdır. İlgili tüm taraflar mevcut gerilimin düşürülmesine yönelik pozitif eğilimi kararlılıkla korumalıdır."
Tüm Tarafların Kaygıları Dikkate Alınmalı
Çin'in çok kutuplu dünya düzeni vizyonu doğrultusunda, çözümün tek taraflı dayatmalardan uzak olması gerektiğini belirten Mao, "Tüm tarafların güvenlik ve egemenlik kaygılarını dengeli bir şekilde dikkate alan, adil ve sürdürülebilir bir çözüm modeli ancak karşılıklı diyalog ve istişare yoluyla oluşturulabilir" diye konuştu.
Küresel Üretim Ve Tedarik Zincirleri İçin İstikrar Vurgusu
Sözcü Mao Ning, konuşmasının devamında Orta Doğu ve Körfez bölgesindeki istikrarsızlığın sadece bölgesel değil, küresel ölçekte ekonomik riskler barındırdığına dikkat çekti. Pekin'in dünya ticaretinin sürekliliği noktasındaki hassasiyetini dile getiren Sözcü, uluslararası topluma şu çağrıyı yaptı:
Küresel Ticaret Güvenliği Uyarısı: "Orta Doğu ile Körfez bölgesinde barış, huzur ve istikrarın en kısa sürede yeniden tesis edilmesi küresel bir zorunluluktur. Uluslararası toplumun bu yöndeki haklı beklentilerine ivedilikle yanıt verilmelidir. Özellikle küresel üretim ağları ile enerji ve tedarik zincirlerinin istikrarının, kesintisiz işleyişinin korunması dünya ekonomisi için hayati önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, bölgedeki kriz alanlarında kapsamlı ve kalıcı bir ateşkese en kısa sürede ulaşılmalıdır."




