Netanyahu, muhtemel bir anlaşmada nükleer tesislerin sökülmesi şartında Trump ile mutabık kaldıklarını iddia etti.
Nükleer Tesislerin Sökülmesi Kırmızı Çizgimiz
Resmî sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump ile yürüttüğü diplomatik trafiğin satır başlarına değinen Başbakan Netanyahu, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin durdurulması gerektiğinin altını çizdi. Netanyahu, müzakere masasına oturulması halinde İsrail’in kırmızı çizgilerini şu sözlerle aktardı:
"ABD Başkanı Sayın Donald Trump ile Hürmüz Boğazı’nın uluslararası ulaşıma açık tutulmasına ilişkin mutabakat zaptını ve İran’ın nükleer programı konusunda nihai bir uzlaşıya varılması için yürütülecek muhtemel müzakereleri detaylıca görüştüm. İran ile gelecekte yapılacak her türlü nihai anlaşmanın, bölge ve dünya için nükleer tehdidi kökten ortadan kaldırması gerektiği konusunda Başkan Trump ile tam bir fikir birliği içindeyiz. Bu durum, bizim açımızdan İran'ın mevcut tüm nükleer tesislerinin fiziki olarak sökülmesi ve ülkede bulunan zenginleştirilmiş uranyumun istisnasız bir şekilde ülke dışına çıkarılması anlamına gelmektedir."
Trump'tan Tüm Cephelerde "Meşru Savunma" Teyidi
Görüşmede sadece nükleer başlığın değil, sınır hatlarındaki sıcak çatışma ortamının da ele alındığını belirten İsrail Başbakanı, Beyaz Saray’ın Tel Aviv yönetiminin askeri operasyonlarına tam destek verdiğini savundu. Netanyahu, Trump’ın "İsrail'in Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerden gelebilecek bölgesel tehditlere karşı kendisini savunma hakkını" açıkça teyit ettiğini aktardı.
Ortaklık Vurgusu: Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail arasındaki stratejik ve askeri ortaklığın tarihinin en güçlü, en yoğun dönemini yaşadığını öne süren Binyamin Netanyahu, uluslararası toplumun gözü önünde Tahran’a yönelik baskı politikasının süreceğini işaret ederek, "İran, ne pahasına olursa olsun nükleer silaha sahip olamayacak" ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.





