Orta Doğu'da Tarihi Dönemeç: ABD'den İran'la Savaşı Bitirecek Anlaşma İçin Yeşil Işık

Küresel diplomasinin gözü kulağı bir süredir Orta Doğu’dan gelecek haberlere kilitlenmişken, Washington kanadından bölgedeki tansiyonu radikal bir şekilde düşürecek çok kritik bir hamle geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile yürütülen gizli ve açık diplomasi trafiğinde somut bir neticeye yaklaşıldığını resmen ilan etti. Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de gerçekleştirdiği üst düzey temasların ardından ayağının tozuyla gazetecilerin karşısına geçen Rubio, iki ülke arasındaki savaşı ve askeri gerilimi sonlandıracak muhtemel bir mutabakatın çok yakın olduğunu, hatta bu duyurunun bugün bile yapılabileceğini işaret etti.

Gdfgd

Ivanka Trump’a Suikast Planlayan Zanlı Türkiye’de Yakalandı
Ivanka Trump’a Suikast Planlayan Zanlı Türkiye’de Yakalandı
İçeriği Görüntüle

Belki Bugün Olur Ancak Büyük Anlamlar Çıkarılmamalı

Gazetecilerin bölgedeki ateşkes ve uzlaşı ihtimallerine yönelik sorularını içtenlikle yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, diplomatik süreçlerin hassasiyetine dikkat çekerek temkinli bir iyimserlik sergiledi. Rubio, "Dün gece bazı önemli haberler alabileceğimizi, sürecin nihayete ereceğini düşünmüştük ancak müzakereler dinamik bir zeminde ilerliyor. Belki bugün beklenen o tarihi adımı atabiliriz ve anlaşma sağlanabilir. Yine de bu aşamada söz konusu ihtimalden çok büyük, kesinleşmiş anlamlar çıkarılmamalı" ifadelerini kullandı. Bakanın bu sözleri, arka planda yürütülen diplomatik pazarlıkların ne denli çetin geçtiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Küresel Ticaretin Can Damarı Masada: Boğazlarda Güvenlik Garantisi

Müzakere masasında sadece askeri bir ateşkesin değil, dünya ekonomisini doğrudan ilgilendiren stratejik maddelerin de yer aldığını belirten Rubio, özellikle deniz ticareti ve lojistik koridorların güvenliğine vurgu yaptı. Masada duran anlaşma taslağının, uluslararası sularda ve kritik boğazlarda seyrüsefer özgürlüğünü tam anlamıyla garanti altına alacak bir güce sahip olduğunu ifade eden Rubio, "Boğazların açık kalmasını ve uluslararası ticaret gemilerinin güvenle geçiş yapmasını sağlama kabiliyeti açısından masada oldukça sağlam, üzerinde titizlikle çalışılmış bir metin var" değerlendirmesinde bulundu. Başta Körfez ülkeleri olmak üzere, küresel ekonominin istikrarını isteyen tüm aktörlerin bu maddenin arkasında durduğunu ekleyen Bakan, atılacak bu adımın tüm dünya için en doğru ve makul hamle olduğunu Tahran yönetiminin de net bir şekilde anladığını dile getirdi.

Trump Acele Etmiyor, Kötü Bir Uzlaşıya İmza Atmayacak

Bir diğer önemli başlık ise İran’ın nükleer programı ve Washington’ın bu konudaki tavizsiz tutumu oldu. Tahran yönetiminin, nükleer kapasitesini sınırlandırma noktasında "çok gerçek, somut ve net zaman sınırlarına tabi" bir müzakere sürecine girmekten başka çaresi kalmadığını savunan Rubio, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu konudaki stratejisine de açıklık getirdi. Trump’ın aceleci davranarak zayıf bir metni kabul etmeyeceğini açıkça ilan eden Rubio, "Başkan Trump kötü bir anlaşmaya asla imza atmayacak. Amerikan halkının ve müttefiklerimizin çıkarlarını tam anlamıyla korumayan hiçbir uzlaşı masadan geçmeyecektir" şeklinde konuşarak İran’a net bir mesaj gönderdi.

İsrail'in Kendini Savunma Hakkı Ve Hizbullah Tehdidi

Bölgedeki diğer çatışma dinamiklerine ve İsrail’in pozisyonuna da değinen ABD Dışişleri Bakanı, olası bir ateşkes ya da barış sürecinin terörle mücadeleyi sekteye uğratmayacağını savundu. "İsrail'in kendini koruma hakkı her koşulda ve her zaman saklıdır" diyen Rubio, Lübnan sınırındaki hareketliliğe dikkat çekti. Eğer Hizbullah unsurları İsrail topraklarına füze fırlatıyorsa ya da fırlatma hazırlığı içerisindeyse, İsrail’in buna askeri karşılık verme hakkının sonuna kadar arkasında olduklarını belirten Rubio, bu durumun yürütülen genel ateşkes süreçlerinde de her zaman temel bir kural olarak kabul edildiğini hatırlatarak sözlerini noktaladı.