Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul eski İl Başkanı Özgür Çelik, dijital içerikleri ve sahne gösterileriyle tanınan komedyen Deniz Göktaş’ın gözaltına alınma biçimine dair resmi sosyal medya hesabı üzerinden yazılı bir değerlendirme yayımladı. Çelik, adli mekanizmaların ve emniyet birimlerinin operasyonel usullerinin hukuk devleti ilkelerine uygun olması gerektiğine dikkat çekti.

Gözaltı Usulü Ve Görüntülerin Servis Edilmesi Kabul Edilemez

Eski İl Başkanı Özgür Çelik, kamuoyuna yansıyan adli tahkikat görsellerini ve uygulanan emniyet tedbirlerini eleştirerek, bu tür idari yaklaşımların toplumsal algıyı manipüle etme amacı taşıdığını öne sürdü. Çelik, açıklamasında şu hususların altını çizdi:

  • Komedyen Deniz Göktaş’a yönelik uygulanan fiziksel kısıtlama yönteminin ve bu esnada kaydedilen adli görsellerin basına dağıtılmasının hukuki bir gereklilikten ziyade, bireyleri kamuoyu nezdinde küçük düşürme maksadı taşıdığını iddia etti.

  • Bu tür cezai muhakeme yöntemlerinin Türkiye genelinde kalıcı bir idari uygulama ve "yeni normal" haline getirilmesine demokratik kamuoyunun izin vermemesi gerektiğini belirtti.

    Cevdet Yılmaz Hamaney’in Cenaze Töreni İçin İran’a Gidiyor
    Cevdet Yılmaz Hamaney’in Cenaze Töreni İçin İran’a Gidiyor
    İçeriği Görüntüle

Devletin Kamusal Gücü Toplum Mühendisliği İçin Kullanılmamalı

Açıklamasının devamında, farklı sosyo-ekonomik ve kültürel grupların anayasal güvence altındaki haklarına değinen Özgür Çelik, fikir ve düşünce hürriyetinin kutuplaşma siyasetine kurban edilmemesi gerektiğini ifade etti:

"Gazetecilerin, sanatçıların, bilim insanlarının ve toplumun farklı kesimlerinin anayasal haklarını hedef almak, toplumsal barışı zedelemektedir. Beğenilmeyen her fikrin, hoşlanılmayan her esprinin ya da kamuoyunun bilgisine sunulan her haberin karşısına devletin kamusal gücünü bir baskı unsuru olarak çıkartarak 'toplum mühendisliği' yapmaktan vazgeçilmelidir. Dijital platformlar üzerinden yürütülen operasyonel süreçlere karşı, anayasal haklarımızı sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz."

Siyaset dünyası ve hukuk otoriteleri, kültür-sanat alanında üretim yapan bireylerin ifade özgürlüğü sınırları ile ceza muhakemesi usullerinin tatbik edilme standartlarını mercek altına almaya devam ediyor.