Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı televizyon canlı yayınında ABD ile ilişkiler, Suriye sahasındaki stratejik dönüşüm, F-35 programı, yaklaşan Ankara NATO Zirvesi ve bölgesel jeopolitik gelişmelere dair devletin resmi perspektifini ve stratejik hedeflerini kamuoyuna aktardı.
Ankara-Washington Hattında Savunma Sanayii Ve CAATSA İradesi
Bakan Fidan, iki ülke ilişkilerinde uzun süredir tıkanıklığa yol açan savunma sanayii kısıtlamalarına ilişkin iyimser bir tablonun mevcut olduğunu belirterek hukuki ve idari süreçlere değindi:
-
Türkiye'nin bölgesel istikrarı koruma ve yapıcı ortaklık rolünün uluslararası alanda karşılık bulduğunu ifade eden Fidan, ABD yönetiminde CAATSA yaptırımlarının kaldırılması yönünde somut bir siyasi iradenin şekillendiğini bildirdi.
-
F-35 savaş uçaklarına yönelik satış yasağının kaldırılmasının pratik açıdan idari bir tasarruf olduğunu ve CAATSA sürecinin ardından bu adımın daha kolay atılabileceğini vurguladı. Fidan, satış yasağının kaldırılması ile Türkiye'nin üretim ortaklığı programına geri dönmesi hususlarının iki ayrı hukuki süreç olarak ele alınması gerektiğinin altını çizdi.
Suriye Politikasındaki Dönüşüm Ve NATO Zirvesi Diplomasisi
Milli güvenlik öncelikleri ve bölgesel istikrara yönelik operasyonel süreçleri değerlendiren Dışişleri Bakanı Fidan, iki önemli diplomatik başlığı öne çıkardı:
"Obama döneminde başlayan ve YPG unsurlarına verilen destekle milli güvenliğimize doğrudan tehdit oluşturan Suriye politikası, Trump’ın ikinci döneminde resmi olarak terk edilmiştir. İki ülke arasındaki en büyük sorun alanının ortadan kalkması, ikili ilişkilerin seyri ve Suriye’nin istikrarı açısından tarihi bir kazanımdır. Ukrayna'daki krizin sonlandırılması noktasında da Washington ve Ankara'nın stratejik hedefleri örtüşmektedir."
Bakan Fidan ayrıca, Ankara'da düzenlenecek olan zirvenin, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana belirsizliklerin en yüksek olduğu döneme denk gelmesi sebebiyle "NATO tarihinin en büyük zirvesi" olacağını kaydetti. ABD Başkanı Donald Trump'ın bu zirveye katılım kararı almasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yürüttüğü küresel liderlik vizyonunun ve kurduğu güvene dayalı diplomatik ilişkilerin doğrudan belirleyici olduğunu aktardı.
Bölgesel Krizler Ve İç Siyaset Değerlendirmeleri
-
İsrail yönetiminin uluslararası toplum nezdinde zedelenen imajını değiştirmek adına yeni bir gerilim ve "düşman arayışı" içinde olduğunu belirten Fidan, Türkiye'nin hiçbir aktörden çekinmeyeceğini ve küresel kamuoyunda bu yanlışı dile getirmeye devam edeceğini ifade etti.
-
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in NATO eksenli yazılı açıklamalarına da değinen Fidan, uluslararası ilişkilerin devletlerin milli çıkarları üzerinden yürütüldüğünü, yabancı liderlerin doğrudan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve kurumsal meşruiyetiyle muhatap olduğunu belirterek, iç siyasete yönelik söz konusu iddiaların bakanlıkça rasyonel bulunmadığını belirtti.





