Artvin’in Ardanuç ilçesinde faaliyet gösteren DİSK Emekli-Sen, Tüm Emeklilerin Sendikası ve Emekliler Birleşik Platformu temsilcileri, sosyo-ekonomik gelişmelere ve emekli maaşlarının güncel durumuna ilişkin ortak bir basın açıklaması düzenledi. Ardanuç Halk Pazarı girişinde gerçekleştirilen ve çok sayıda vatandaşın katılım gösterdiği toplantıda, bütçe dağılımı ve sosyal güvenlik sistemi masaya yatırıldı.
Gerçek Hayat Pahalılığı Verilere Yansıtılmalı
Ortak metni kamuoyuyla paylaşan Tüm Emeklilerin Sendikası Ardanuç Şube Başkanı Azmi Yavuz, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ilan edilen makroekonomik veriler ile hanehalkının doğrudan maruz kaldığı tüketim endeksleri arasındaki farklara dikkat çekti. Yavuz, resmi enflasyon oranlarının pazardaki, marketteki ve konut kiralarındaki reel fiyat hareketlerini tam olarak karşılamadığını ifade ederek; elektrik, doğalgaz, ulaşım, beslenme ve ilaç gibi zorunlu harcolamalarda gelirlerin hızlı bir erime sürecine girdiğini savundu. Temel gıda maddelerine erişim standartlarının zorlaştığını iddia eden platform sözcüsü, milyonlarca emeklinin istatistiksel olarak açlık sınırının altında bir gelir modeliyle yaşamını idame ettirmek durumunda bırakıldığını ileri sürdü.
Sosyal Güvenlik Kaynakları OECD Standartlarına Çıkarılmalı
Gelişmiş ülke ekonomilerindeki emeklilik modelleriyle Türkiye'deki mevcut yapıyı kıyaslayan sendika temsilcileri, bütçe yönetimi ve milli gelirden ayrılan paylar konusunda şu kurumsal talepleri sıraladı:
Emekli aylıklarında kalıcı bir iyileşmenin sağlanabilmesi, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla ve genel bütçe planlamasında sosyal güvenlik sistemine aktarılan kamu kaynaklarının artırılmasına bağlıdır. Türkiye'deki sosyal koruma harcamalarının oranı hızla OECD ve Avrupa Birliği ülkeleri ortalamasına yükseltilmelidir. Emeklilik, bir lütuf veya hibe değil; vatandaşların çalışma hayatları boyunca primlerini eksiksiz ödeyerek kazandıkları anayasal ve sosyal bir haktır.
Ortak Mücadele Ve Dayanışma Mesajı
Uygulanan mevcut iktisadi programların adil bir gelir dağılımı yaratmadığını savunan idari heyet, kaynak yetersizliği argümanlarının yapısal olarak gerçeği yansıtmadığını, asıl sorunun bütçe önceliklerinden kaynaklandığını iddia etti. Hak arama süreçlerinin demokratik ve birleşik bir zemin üzerinde büyüyeceğini ifade eden katılımcılar, açıklamanın ardından olaysız bir şekilde dağıldı.



