Manisa ilinin Salihli ilçesinde bulunan Tabak Deresi kanyonu, binlerce yıllık su aşındırmasıyla oluşan dev kazanlarıyla görenleri büyüleyen eşsiz bir doğa harikasına ev sahipliği yapıyor. Antik çağlarda Lidya Krallığı'na başkentlik yapan Sardes'in hemen yanı başında yer alan ve UNESCO Küresel Jeopark ağı ile iç içe olan bu doğal havuzların, efsanelere konu olan Eşek Kulaklı Midas ve Lidya kralları tarafından banyo yapmak amacıyla kullanıldığı rivayet ediliyor. Ancak gerek jeolojik yapısı gerekse derin tarihi arka planıyla Türkiye'nin en kıymetli doğal miraslarından biri olan bu özel bölge, son yıllarda artan insan baskısı ve duyarsızlık sebebiyle büyük bir çevre felaketine doğru hızla sürükleniyor.
Kontrolsüz Ziyaretçi Akını, Doğayı Tahrip Ediyor
Görsel güzelliği ve ulaşım kolaylığı sayesinde her yıl binlerce doğaseverin akınına uğrayan kanyonda, ziyaretçiler için düzenlenmiş herhangi bir yürüyüş yolu veya seyir terası bulunmuyor. Ziyaretçilerin doğanın kalbine tamamen kontrolsüz bir şekilde dağılması, ne yazık ki ağır çevresel tahribatları da beraberinde getiriyor. Eşsiz manzarayı izlemek veya serinlemek için bölgeye gelen bazı duyarsız vatandaşların geride bıraktığı plastik şişeler, ambalaj atıkları ve yiyecek artıkları, o muazzam dev kazanlarının çevresini tam anlamıyla bir açık hava çöplüğüne dönüştürmüş durumda. Dünyada eşine çok az rastlanan bu nadide jeolojik yapılar, kirliliğin ve ilgisizliğin gölgesinde adeta can çekişiyor.
Yasak Dinlemeyenler Ölüme Meydan Okuyor
Bölgedeki asıl tehlike sadece çevre kirliliği ile sınırlı kalmıyor. Doğal havuzların cezbedici görselliğine aldanan bazı vatandaşlar, dev kazanlarının derin sularına girerek kendi hayatlarını büyük bir riske atıyor. Kayaların son derece kaygan olan yapısı, suyun öngörülemeyen derinliği ve gizli akıntılar sebebiyle her yıl çok sayıda kişi şelaleden düşme veya suda boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Yaşanan bu görünmez kazalar çoğu zaman kıl payı atlatılsa da, ortaya çıkan tablo bölgedeki güvenlik ve denetim açığının ne denli ciddi boyutlara ulaştığını acı bir şekilde gözler önüne seriyor.
Acil Önlem Ve Tesisleşme Şart
Hem yaşanan bu çevre felaketinin bir an önce durdurulması hem de olası can kayıplarının önüne geçilmesi adına doğaseverler ve yöre halkı, yetkililerden acil bir eylem planı bekliyor. Salihli Çamurhamamı Mahalle Muhtarı Atakan Oğuz, bölgenin eşine az rastlanır bir değere sahip olduğunu ancak bu değerin yeterince korunamadığını vurguluyor. Alanın turizme kazandırılması için Salihli Kaymakamlığı, yerel belediyeler ve ilgili bakanlıklarla ortak çalışmalar yürütüldüğünü belirten Oğuz, bölgeye kazandırılacak ahşap yürüyüş yolları ve düzenli tesislerin hayat kurtarıcı olacağına dikkat çekiyor. Ayrıca ormanlık alanın hemen dibinde yakılan piknik ateşlerinin büyük bir yangın riski taşıdığını hatırlatan Muhtar Oğuz, bölgede görevlendirilecek güvenlik personeli ve asılacak uyarı levhaları sayesinde hem boğulma vakalarının hem de doğa tahribatının kalıcı olarak engellenebileceğini ifade ediyor.



