Bakan Şimşek'ten AB'ye Çağrı: Gümrük Birliği Güncellenmeli
Bakan Şimşek'ten AB'ye Çağrı: Gümrük Birliği Güncellenmeli
İçeriği Görüntüle

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, bankaların 2026 yılı ikinci çeyrek verilerini ve üçüncü çeyrek beklentilerini kapsayan "Banka Kredileri Eğilim Anketi"ni yayımladı. Rapora göre, finansal piyasalarda sıkılaşma eğilimi ikinci çeyrekte hız kazanırken, önümüzdeki dönemde yer yer sınırlı gevşeme sinyalleri dikkat çekiyor.

Kredi Standartlarında Sıkılaşma Eğilimi Güçleniyor

Anket sonuçları, bankaların kredi kullandırım standartlarını daha temkinli bir noktaya taşıdığını gösteriyor. Özellikle işletme kredilerinde genel değerlendirmeler "belirgin bir sıkılaşma" yönünde gerçekleşti.

  • KOBİ ve büyük işletmelere uygulanan standartlarda gevşeme dönemi kapanırken, yerini sıkılaşmaya bıraktı. Üçüncü çeyrekte ise işletme kredilerinde standartların sınırlı da olsa gevşemesi bekleniyor.

  • Türk Lirası kredilerde gevşeme eğilimi yerini sıkılaşmaya bırakırken, yabancı para kredilerdeki sıkılaşma eğilimi kesintisiz devam ediyor.

  • Konut ve taşıt kredilerinde sınırlı bir sıkılaşma gözlemlenirken, diğer bireysel kredilerde bu sıkılaşma süreci güçlenerek devam ediyor.

Kredi Talebinde "Yavaşlama" Sinyalleri

İşletmelerin kredi talebindeki artış ivmesi ikinci çeyrekte zayıflarken, bireysel kredi taleplerinde dikkat çekici bir daralma görüldü.

"Bireysel kredi talebindeki artış eğilimi, yerini azalışa bırakmış durumda. Özellikle konut ve taşıt kredilerinde talep zayıflığı mevcut seviyelerde korunurken, diğer bireysel kredilerde de azalış yönlü bir beklenti hakim."

Fonlama Koşullarında Üçüncü Çeyrek Beklentisi

TCMB anketine katılan bankalar, yurt içi ve yurt dışı fonlama koşullarındaki sıkılaşmanın ikinci çeyrekte güçlendiğini teyit etti. Ancak üçüncü çeyrek için iyimser bir tablo çiziliyor:

  • Yurt İçi Fonlama: Üçüncü çeyrekte gevşeme yaşanması bekleniyor.

  • Yurt Dışı Fonlama: Sıkılaşma eğiliminin devam edeceği ancak bu sürecin önemli ölçüde zayıflayacağı tahmin ediliyor.

Ekonomistler, bankaların bu temkinli tutumunun küresel faiz patikaları ve yerel likidite yönetimiyle doğrudan bağlantılı olduğunu, üçüncü çeyrekte beklenen "sınırlı gevşeme"nin ise piyasadaki kredi akışını rahatlatabileceğini belirtiyor.