Irak'ta yabancı askeri misyonun son bulacağı tarih olarak belirlenen 30 Eylül'e saatler kala, ülkenin geleceğine yönelik hem siyasi ve askeri hem de ekonomik kaygılar artış gösteriyor. Irak hükümeti bu tarihi "egemenlik günü" olarak kutlamaya hazırlanırken, uzmanlar ve yetkililer süreçle ilgili kritik uyarılarda bulunuyor.

Siyasi ve Güvenlik Riskleri Kapıda mı?

Iraklı analistler, yabancı güçlerin sahadan ayrılmasıyla birlikte ülkenin hava sahası kontrolü ve radarların yenilenmesi gibi konularda dış desteğe bağımlı olduğuna dikkat çekiyor. Analist Envar Musevi, "Irak, halihazırda hava sahasını kontrol etme kapasitesine sahip değil. Uçaklarımızı dahi ABD onayı olmadan uçuramıyoruz" diyerek hazırlıkların yetersizliğine vurgu yaptı.

Donald Trump'tan İran'a Sert Tehdit: "Tamamen Yok Etmek Bir Zaman Meselesi"
Donald Trump'tan İran'a Sert Tehdit: "Tamamen Yok Etmek Bir Zaman Meselesi"
İçeriği Görüntüle

Öte yandan, yasa dışı silahların devlet kontrolüne alınması konusunda hükümet ile silahlı gruplar arasında henüz tam bir uzlaşı sağlanamamış olması, güvenlik endişelerini artırıyor. Başbakan Ali el-Zeydi'nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, komite çalışmalarının ardından yasa dışı silah taşımaya devam edenler hakkında "terörist" muamelesine kadar varabilecek sert tedbirler alınacağını belirtti.

Serbest Piyasada Dolar Şoku: 160 Bin Dinar Aşıldı

30 Eylül'e yönelik belirsizlikler ve yaptırım iddiaları ekonomiyi de doğrudan etkiledi. Eco Iraq Gözlemevi Başkanı Ali Naci, serbest piyasada doların Irak dinarı karşısında benzeri görülmemiş bir yükseliş kaydettiğini, paralel piyasadaki spekülasyonlar ve artan talebin etkisiyle 100 ABD dolarının 160 bin Irak dinarının üzerine çıktığını bildirdi. Analist Macid Hesnavi ise silahların devlet elinde toplanmaması durumunda ABD'nin dolar akışını durdurabileceği uyarısında bulundu.

Hükümetten "Egemenlik Günü" Vurgusu

Tüm bu tartışmaların gölgesinde Irak Silahlı Kuvvetler Komutanı Sözcüsü Sabah en-Numan ve Hükümet Sözcüsü Haydar el-Abbudi, 30 Eylül'ün ülkenin kendi kendine yetmesi ve güvenlik sahasını ulusal kurumlarıyla yönetmesi adına tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Hükümet, koalisyon ortaklarıyla olan ilişkilerin karşılıklı çıkara dayalı ikili ilişkilere dönüştürüleceğini ve ulusal güvenliğin koruması için gerekli iradenin mevcut olduğunu belirtti.