Kendi Eliyle Yapıyor, Başkasının Derdiyle "Etkileşim" Alıyor
Sarıgül’ün paylaştığı videoda sergilediği tezatlık, siyasi çevrelerde ve sosyal medyada büyük tepki topladı. Kendi eliyle malzemeleri bolca kullanarak menemen pişiren Sarıgül, bir yandan da halkın alım gücünün düşmesinden şikâyet ediyor. Ancak bu "serzeniş", videodaki yüksek prodüksiyon kalitesi ve Sarıgül’ün artık bir imza haline gelen "şovmen" tavırları arasında kaybolup gidiyor.
Milletin Derdi Senin İçerik Malzemen mi?
Vatandaşlar, Sarıgül’ün bu tutumunu "hem ağlarım hem giderim" mantığına benzeterek şu eleştirileri yöneltti:
Çözüm Makamı mısınız, Şikâyet Makamı mı?
Bir milletvekilinin görevi, vatandaşın 500 TL’ye menemen yapamadığı bir düzende çözüm üretmektir; mutfağa girip bu durumu "eğlenceli" bir dille anlatmak değil.
Elinde domates ve biberle kamera karşısına geçip halkın yoksulluğundan bahsetmek, yoksulluğu bir "performans sanatına" dönüştürmek olarak yorumlanıyor.
Sarıgül’ün "Vatandaş nasıl yapacak?" diyerek bizzat kendisinin menemen yapması, halkın yaşadığı ekonomik yıkımın siyasetçiler tarafından sadece bir "tık" ve "izlenme" aracı olarak görüldüğü algısını güçlendiriyor.
Sonuç: Tuzu Kuruların "Yoksulluk" Edebiyatı
Mustafa Sarıgül’ün mutfaktaki bu performansı, halkın gerçek sorunlarından ne kadar uzaklaşıldığını bir kez daha kanıtladı. Vatandaş, akşam tencereye ne koyacağını kara kara düşünürken, bir siyasetçinin bu durumu stüdyo ortamında şova dökmesi "siyasi nezaketsizlik" olarak değerlendirildi. Milletin derdiyle dertlenmek yerine, o derdin videosunu çekmeyi tercih eden Sarıgül, bu tavrıyla sınıfta kaldı.




