Şeker, jet yakıtı maliyetlerine karşı tedbir aldıklarını ancak ikram hizmetlerinden taviz vermeyeceklerini vurguladı.Orta Doğu coğrafyasında tırmanan jeopolitik gerilimler, sıcak çatışmalar ve Körfez merkezli rakip havayolu şirketlerinin yaşadığı rota krizlerine rağmen, Türk Hava Yolları (THY) küresel havacılık pazarındaki pazar payını artırmaya devam ediyor. İstanbul Havalimanı merkezli (hub) operasyonlarını esnek bir kriz yönetimi stratejisiyle yöneten küresel havayolu devi, Orta Doğu'da kapanan hava sahaları nedeniyle boşa çıkan kapasitesini hızla Asya ve Afrika hatlarına yönlendirerek uluslararası yolcu trafiğindeki yükseliş trendini sürdürdü.
Asya ve Afrika Hamlesiyle Doluluk Oranları Yüzde 90'ı Aşarak Rekor Kırdı
THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, uluslararası sivil havacılıkta yaşanan jet yakıtı krizi, jeopolitik risk haritaları ve şirketin makro hedefleri hakkında İngiliz basınına önemli açıklamalarda bulundu. Orta Doğu’daki hava sahası kapatmalarına rağmen operasyonel bir aksaklık yaşamadıklarını vurgulayan Prof. Dr. Şeker, uygulanan esnek kapasite optimizasyonunun meyvelerini hızla topladıklarını ifade etti:
"Orta Doğu’da yaşanan gerilimler, bölgesel hava sahalarının kapanması ve sefer iptalleri karşısında proaktif bir strateji geliştirdik. Seferleri boşa çıkan uçaklarımızı hızla talep yoğunluğu yaşanan Asya ve Afrika rotalarına kaydırdık. Bu stratejik karar neticesinde, mart ayı genelinde küresel uçuş ağımızın büyük bölümünde doluluk oranları yüzde 90’ın üzerine çıktı. Kapasite optimizasyonlarımız sayesinde gelir dengemizi tamamen koruduk ve şirketin bütçelediği yıl sonu gelir hedeflerini güvence altına aldık. Bu hamle, bizi 2033 vizyonumuza çok daha erken yaklaştırabilir."
Akaryakıt Krizine Karşı "Hedge" Kalkanı ve Tasarruf Tedbirleri
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan denizcilik ve lojistik krizleri nedeniyle jet yakıtı (kerosen) fiyatlarının savaş öncesi döneme göre iki katına çıktığına dikkat çeken Prof. Dr. Murat Şeker, bu durumun küresel havacılık sektörü üzerinde ciddi bir maliyet baskısı oluşturduğunu belirtti. THY'nin risk yönetim mekanizmalarına değinen Şeker, tasarruf planını şu sözlerle özetledi:
"Jet yakıtı ihtiyacımızın yaklaşık yüzde 40’lık bölümünü maliyet sabitleme yani hedge yöntemiyle güvence altına alarak finansal koruma sağladık. Kalan yüzde 60’lık kısmı ise piyasadaki spot fiyatlardan temin ediyoruz. Bu küresel maliyet baskısını kompanse etmek amacıyla şirket bünyesinde seyahat, konferans ve sponsorluk harcamalarında ciddi kısıtlamalara gittik, bazı operasyonel yatırımlarımızı ise ileri bir tarihe erteledik. Ancak altını çizerek belirtmek isterim ki THY markasının küresel imzası olan ve yolcu deneyimi açısından kırmızı çizgimiz kabul edilen ikram hizmetlerimizde asla bir kısıntıya veya kalite kesintisine gitmeyeceğiz."
Büyük Hedef: 850 Uçaklık Filo ile Dünya Liderliği
THY'nin 2033 Stratejik Vizyon Endeksi: Türk Hava Yollarının orta ve uzun vadeli büyüme projeksiyonlarını da paylaşan Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, önümüzdeki 4 yıl içinde 36 adet yeni nesil geniş gövdeli uçağın filoya dahil edileceğini müjdeledi. Şirketin Cumhuriyetin 110. yılına atıfta bulunan 2033 vizyonu kapsamında l00 milyar dolarlık konsolide gelir ve 850 uçaklık dev bir filo büyüklüğüne ulaşmayı hedeflediğini belirten Şeker, bu büyüklüğün THY'yi uluslararası koltuk kapasitesi bakımından dünyanın en büyük ilk üç havayolu şirketinden biri konumuna tescilleyeceğini, ancak nihai hedeflerinin mutlak dünya liderliği olduğunu ifade etti.




