Amerikalı diyetisyenler, kalp sağlığını korumak isteyenlere yulafı günlük olarak tüketmeleri çağrısında bulundu. Yapılan bilimsel araştırmalar, tam tahıllar arasında öne çıkan yulafın, içerdiği beta-glukan sayesinde LDL kolesterolü düşürdüğünü ve kalp hastalığı riskini azalttığını ortaya koydu. New Jersey merkezli beslenme uzmanı Lizzy Swick ve Los Angeles'taki fonksiyonel tıp diyetisyeni Kaytee Hadley, yulafın sadece kalp sağlığı değil, aynı zamanda kan şekeri dengesi, kilo yönetimi ve iltihapla mücadelede de etkili olduğunu vurguladı. Uzmanlar, yulafı çeşitli şekillerde tüketmenin hem besleyici hem de pratik bir seçenek sunduğunu belirtti.
Diyetisyen Lizzy Swick: 'Yulaf, kalp sağlığı için rakipsiz
New Jersey'de faaliyet gösteren diyetisyen Lizzy Swick, yulafın kalp sağlığını destekleyen en etkili tam tahıl olduğunu söyledi. Swick, yulafın doymuş yağ ve rafine şeker oranının düşük olması ve beta-glukan gibi çözünür lifler içermesi sayesinde, kalp hastalıkları riskini azaltmada önemli bir rol oynadığını belirtti. Yarım su bardağı kuru yulaf ezmesinde yaklaşık 4 gram lif, 5 gram protein, 28 gram karbonhidrat, 3 gram beta-glukan, 50 miligram magnezyum, 2 miligram demir ve 140 miligram potasyum bulunduğunu aktaran Swick, bu besinlerin kalp-damar sistemini korumada etkili olduğunu vurguladı. Swick, "Yulafı düzenli tüketmek, sadece kalp sağlığını değil, tüm organların işlevini iyileştirir ve genel yaşam süresini uzatır" dedi. Ayrıca yulafın, yulaf lapası, gece yulafı veya smoothie gibi farklı şekillerde kolayca tüketilebileceğini ifade etti.
Beta-glukanın LDL kolesterol üzerindeki etkisi bilimsel olarak kanıtlandı
Los Angeles'ta IBS ve SIBO Entegre Merkezi'nin kurucusu diyetisyen Kaytee Hadley, yulafın içerdiği beta-glukanın LDL kolesterolü düşürme konusundaki etkisinin bilimsel olarak kanıtlandığını açıkladı. Hadley, "Günde yaklaşık 3 gram beta-glukan tüketmek, LDL kolesterol seviyelerinde anlamlı bir düşüş sağlar" dedi. Beta-glukanın bağırsakta jel benzeri bir lif oluşturduğunu, bu sayede kolesterolün dolaşımdan çekilmesine yardımcı olduğunu belirtti. Ayrıca, beta-glukanın karbonhidratların kana geçiş hızını yavaşlatarak, enerji seviyesinin daha dengeli olmasını sağladığını ve atıştırma isteğini azalttığını ekledi. Uzmanlar, beta-glukanın erken araştırmalarda bağırsak bariyerini güçlendirdiği ve iltihabı azalttığı yönünde umut verici bulgulara ulaşıldığını da kaydetti. Bu nedenle yulaf, hem kalp hem de genel vücut sağlığı için vazgeçilmez bir besin olarak öne çıkıyor.
Yulaf, kan basıncı ve kan şekeri kontrolünde de etkili
Diyetisyenler, yulafın sadece kolesterol değil, aynı zamanda kan basıncı ve kan şekeri kontrolünde de önemli bir rol oynadığını belirtti. Yulafın içerdiği magnezyum ve potasyum mineralleri, kan damarlarını gevşeterek sıvı dengesini korumaya yardımcı oluyor. Tam tahıllarla zenginleştirilen diyetlerin, özellikle yulaf tüketiminin, yüksek tansiyon riskini azalttığı ve sağlıklı kan basıncı seviyelerinin korunmasına katkı sağladığı bildirildi. Ayrıca, yulafın lif oranı yüksek olduğu için sindirimi yavaşlatıyor ve kan şekerinin ani yükselmesini önlüyor. Özellikle protein veya sağlıklı yağlarla birlikte tüketildiğinde, yulafın glisemik etkisi düşük ila orta seviyede seyrediyor. Bu sayede, hem diyabet riski azalıyor hem de kalp-damar hastalıklarına karşı koruma güçleniyor.
Yulaf, kilo yönetimi ve tokluk hissinde avantaj sağlıyor
Uzmanlar, yulafın kilo kontrolü ve tokluk hissi üzerindeki olumlu etkilerine de dikkat çekti. Çözünür lif bakımından zengin olan yulaf, uzun süre tok kalmayı sağlıyor ve iştahı düzenliyor. Lizzy Swick, "Yulaf, özellikle kilo vermek veya sağlıklı kiloyu korumak isteyenler için ideal bir seçim. Lif oranı sayesinde öğünlerden sonra daha uzun süre tokluk hissi verir ve atıştırma ihtiyacını azaltır" diye konuştu. Sağlıklı kilo yönetimi, kalp hastalıkları riskinin azaltılmasında kilit bir faktör olarak öne çıkıyor. Yulafın bu özelliği, dengeli beslenme alışkanlıklarının sürdürülebilirliğini de artırıyor.
Yulaf, iltihapla mücadelede ve damar sağlığında öne çıkıyor
Yulaf, içerdiği antioksidanlar ve çözünür lifler sayesinde vücuttaki iltihap seviyesini azaltıyor. Kronik iltihap, damar tıkanıklığına ve ateroskleroz gibi ciddi kalp hastalıklarına yol açabiliyor. Yulafın içerdiği avenantramid gibi antioksidanlar, damar sağlığını destekliyor ve iltihabın azalmasına katkı sağlıyor. Tam tahıllar, özellikle yulaf, iltihap belirteçlerinin düşük tutulmasına yardımcı oluyor. Bu özellik, kalp hastalıklarına karşı koruyucu beslenme programlarının temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor.
Yulafı nasıl ve ne kadar tüketmeli
Diyetisyenler, kalp sağlığını korumak için günlük yaklaşık 3 gram beta-glukan alımının yeterli olduğunu, bunun da yarım ila bir su bardağı kuru yulaf ezmesine denk geldiğini belirtiyor. Uzmanlar, yulafı her gün aynı şekilde tüketmekten sıkılanlar için sıcak yulaf lapası, gece yulafı, smoothie, fırın ürünleri veya enerji topları gibi farklı tarifler öneriyor. Ayrıca taze meyve, kuruyemiş veya tohumlarla zenginleştirilen yulaf tarifleri, besin çeşitliliğini artırıyor ve tüketimi daha keyifli hale getiriyor. Diyetisyenler, yulafın her miktarda tüketilmesinin lif açısından zengin, dengeli bir diyetin parçası olarak fayda sağladığını vurguluyor.
Kalp sağlığı için diğer tam tahıllar da önemli
Yulaf, kalp sağlığı açısından en çok öne çıkan tam tahıl olarak gösterilse de, arpa, kinoa, esmer pirinç ve farro gibi diğer tam tahıllar da önemli faydalar sunuyor. Arpa, çözünür lif bakımından yulafa en yakın tahıl olarak öne çıkıyor ve çorba ile salatalarda kullanılabiliyor. Kinoa, teknik olarak bir tohum olmasına rağmen, protein ve magnezyum açısından zengin, besleyici bir alternatif sunuyor. Esmer pirinç ise beyaz pirince göre daha fazla lif, antioksidan ve mineral içeriyor. Farro ise lif ve protein oranı yüksek, doyurucu ve çiğnenebilir yapısıyla dikkat çekiyor. Uzmanlar, farklı tam tahılları beslenme programına dahil etmenin, besin alımını çeşitlendirdiğini ve kalp sağlığını desteklediğini belirtiyor.
Sonuç olarak, diyetisyenler yulafın içerdiği beta-glukan ve diğer besin öğeleri sayesinde kalp sağlığını korumada ve genel vücut fonksiyonlarını desteklemede başrol oynadığını vurguluyor. Günlük beslenme düzeninde yulafa yer vermek, hem hastalık risklerini azaltıyor hem de uzun vadede sağlıklı yaşamın kapılarını aralıyor. Uzmanlar, yulafı farklı tariflerle tüketerek beslenme alışkanlıklarını daha sürdürülebilir ve keyifli hale getirmeyi öneriyor.