Avustralya’da evden çalışma düzeninin yaygınlaşmasıyla birlikte, masa başında geçirilen sürenin artması yeni sağlık tartışmalarını da beraberinde getirdi. Uzmanlar, gün boyu hareketsiz kalmanın kalp-damar hastalıklarından metabolik rahatsızlıklara kadar pek çok soruna zemin hazırladığını belirtirken, çalışma ortamında yapılacak küçük değişikliklerin büyük sağlık kazanımları sağlayabileceğine dikkat çekiyor.
AVUSTRALYA’DA EVDEN ÇALIŞAN SAYISI REKOR SEVİYEDE
Son verilere göre Avustralya’da 6,7 milyondan fazla çalışan, işlerinin tamamını ya da bir bölümünü evden yürütüyor. Bu sayı, ülkedeki toplam çalışan nüfusun neredeyse yarısına karşılık geliyor. Özellikle Sydney, Melbourne ve Canberra gibi büyük kentlerde evden çalışma modeli daha yaygın görülüyor. Ancak ofis ortamında doğal olarak gerçekleşen hareketlilik, evden çalışmada büyük ölçüde ortadan kalkıyor. Günlük yürüyüşler, ayakta yapılan kısa molalar ve sosyal etkileşimler yerini uzun süreli oturmaya bırakıyor.

UZUN SÜRELİ OTURMANIN SAĞLIK RİSKLERİ
Uzmanlara göre uzun süre hareketsiz kalmak, vücutta kan dolaşımının yavaşlamasına neden oluyor. Bu durum; yüksek tansiyon, tip 2 diyabet, obezite ve kalp hastalıkları riskini artırabiliyor. Fiziksel aktivite eksikliği aynı zamanda kas-iskelet sistemi sorunları, duruş bozuklukları ve bel-boyun ağrılarıyla da ilişkilendiriliyor. Sağlık uzmanları, gün içinde yapılan küçük hareketlerin bile bu riskleri azaltmada etkili olabileceğini vurguluyor.

KOŞU BANDI VE YÜRÜYÜŞ PEDLERİ ÖNE ÇIKIYOR
Evden çalışanlar arasında masa altı koşu bantları ve yürüyüş pedleri son dönemde dikkat çeken çözümler arasında yer alıyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, gün içinde düzenli yürüyüş yapan bireylerde kan şekeri kontrolü ve tansiyon değerlerinde iyileşme görüldüğünü ortaya koyuyor. Haftalık adım sayısının artması, kalp-damar sağlığını desteklerken kilo kontrolüne de katkı sağlıyor. Dünya Sağlık Örgütü de güncellenen önerilerinde, fiziksel aktivitenin belirli sürelerle sınırlı kalmadan gün içine yayılmasının önemine vurgu yapıyor.
BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR NE DİYOR?
Koşu bantlı masa kullanan ofis çalışanları üzerine yapılan araştırmalar, günlük 1.600 ila 4.500 adım atan bireylerin vücut yağ oranlarında azalma yaşadığını gösteriyor. Özellikle aşırı kilolu ve obez bireylerde bu etkinin daha belirgin olduğu belirtiliyor. Küçük ölçekli bazı çalışmalarda, düzenli yürüyüşle vücut yağ oranında yaklaşık yüzde 2’ye varan düşüşler kaydedildiği ifade ediliyor. Uzmanlar, bu sonuçların kişiden kişiye değişebileceğini ve uzun vadeli alışkanlıkların daha belirleyici olduğunu vurguluyor.
ÇALIŞIRKEN YÜRÜMEK VERİMİ DÜŞÜRÜR MÜ?
Koşu bandı kullanımıyla ilgili en çok tartışılan konulardan biri, iş verimliliği üzerindeki etkisi. Yapılan bazı araştırmalar, kendi temposunda yürüyen çalışanlarla oturarak çalışanlar arasında bilişsel performans açısından anlamlı bir fark bulunmadığını ortaya koyuyor. Bununla birlikte, yoğun dikkat gerektiren işlerde yürüyüş sırasında klavye ve fare kullanımının zorlaşabileceği belirtiliyor. Bu noktada sesle yazma teknolojileri, pratik bir alternatif olarak öne çıkıyor.

MALİYETLER VE ALTERNATİFLER
Koşu bandı ve yürüyüş pedlerinin fiyatları, Avustralya’da ortalama 180 Avustralya Doları’ndan başlayarak 1.000 Doların üzerine çıkabiliyor. Ayakta çalışma masası gibi ek ekipmanlar da maliyeti artırabiliyor. Uzmanlar, bu tür yatırımların herkes için gerekli olmayabileceğini belirterek, düzenli aralıklarla ayağa kalkıp kısa yürüyüşler yapmanın da etkili bir çözüm olabileceğini ifade ediyor.
SONUÇ: HAREKET ETMEK BİR TERCİH DEĞİL GEREKLİLİK
Evden çalışma modeli kalıcı hale gelirken, hareketsiz yaşamın riskleri de daha görünür hâle geliyor. İster koşu bandı gibi ekipmanlarla ister basit yürüyüş molalarıyla olsun, masa başında geçirilen zamanı daha hareketli kılmak sağlık açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlara göre küçük adımlar, uzun vadede büyük sağlık farkları yaratabiliyor.