Turku Üniversitesi'nden Dr. Kristin Suorsa liderliğinde gerçekleştirilen araştırmada, 97 üniversite çalışanının ofiste ve evde geçirdikleri günlerdeki fiziksel aktiviteleri özel sensörlerle takip edildi. Katılımcıların ağırlıklı olarak kadınlardan oluştuğu ve yaş ortalamasının 42 olduğu belirtildi.
Elde edilen bulgular, evden çalışma düzeninin günlük alışkanlıkları nasıl değiştirdiğini gözler önüne serdi:
-
Daha Fazla Oturma: Hibrit çalışanlar, evden çalıştıkları günlerde ofis günlerine göre yaklaşık 44 dakika daha fazla oturdu.
-
Hareketsiz Süreler: Ofiste günde ortalama 10,6 saat oturarak veya uzanarak geçirilirken, evde bu süre 11,3 saate yükseldi. Yatakta geçirilen süre ise 14 dakika arttı.
-
Orta-Yoğun Aktivitede Büyük Düşüş: Ofis günlerinde 49 dakika olan orta-yoğun fiziksel aktivite süresi, evde çalışma günlerinde 28 dakikaya geriledi (%43 düşüş). Hafif fiziksel aktivite ise 5 saatten 4,4 saate düştü.
Ayakta Durma Süresindeki Azalma Hareketsizliği Tetikliyor
Araştırmacılar, evden çalışmanın getirdiği en büyük değişimin ayakta durma sürelerindeki azalma olduğunu vurguladı. Ofis ortamında sıkça kullanılan ayakta çalışma masaları veya iş yeri hareketliliğinin evde bulunmamasının bu tabloda etkili olduğu ifade edildi. Ayrıca, ofis günlerinde işe yürüyerek veya bisikletle gitmek gibi aktif ulaşım biçimlerinin, ev günlerinde ortadan kalkarak toplam hareketliliği daha da azalttığı kaydedildi.
Uzmanlardan Sağlık Uyarısı ve Öneriler
Çalışmanın doğrudan uzun vadeli sağlık sonuçlarını kanıtlamadığını belirten uzmanlar, günlük rutinlerdeki hareket kaybının zihinsel ve fiziksel sağlık açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekti. Evden çalışanların aktif kalabilmesi için şu önerilerde bulunuldu:
-
Çalışma saatleri içinde kısa yürüyüş molaları verilmesi,
-
Ev ortamında ayakta çalışma istasyonları oluşturulması,
-
Günlük rutine bilinçli olarak fiziksel aktivitelerin eklenmesi.


