GÜNDEM

Ayhan Bora Kaplan Davasında Bilirkişi Raporu Açıklandı

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik 76 sanıklı davaya Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

Abone Ol

Ankara’da kamuoyunun yakından takip ettiği ve istinaf mahkemesinin bozma kararının ardından dosyaların birleşmesiyle 76 sanığa ulaşan suç örgütü davasının görülmesine kesintisiz devam ediliyor. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki salonda yürütülen yargılamada, davanın seyrini etkileyecek teknik bir bilirkişi raporu mahkeme heyetine ulaştı. Oturumda söz alan tutuklu sanık Ayhan Bora Kaplan, emniyet görevlilerinin dijital yazışmaları üzerinden adli işleyişe yönelik iddialarda bulundu.

Bilirkişi Raporu: Manipülasyon İzine Rastlanmadı

Duruşmanın başlangıcında Mahkeme Başkanı, davanın teknik boyutunu yakından ilgilendiren önemli bir gelişmeyi salondakilerle paylaştı. Önceki celselerde, adli dosyada yer alan buluntu telefondaki yazışmaların sonradan kurgulandığını öne süren bir sanık avukatının, bu iddiasını kanıtlamak amacıyla oluşturup mahkemeye teslim ettiği cihazlara yönelik bilirkişi incelemesi tamamlandı. Mahkeme Başkanı'nın aktardığı resmi raporda şu teknik bulgular yer aldı:

Hem sanık avukatının mahkemeye sunduğu örnek telefonlarda hem de davada adı geçen Serdar Sertçelik'e ait olduğu belirtilen buluntu telefonun imaj kayıtlarında kapsamlı incelemeler gerçekleştirilmiştir.

Uzman bilirkişiler tarafından yapılan siber ve dijital tetkikler neticesinde, söz konusu verilerde herhangi bir manipülasyon izine rastlanmadığı kurumsal olarak belgelenmiştir.

Sanık Kaplan Emniyet Mensuplarının Yazışmalarını Okudu

Duruşmada, 68 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ana dava dosyası ekseninde savunmasına devam eden tutuklu sanık Ayhan Bora Kaplan, operasyonu yürüten emniyet yetkililerini ve eski mahkeme heyetini hedef alan iddialarını sürdürdü. Dosyada yer alan ve emniyet müdür yardımcıları ile şube müdürleri arasında geçtiği belirtilen WhatsApp mesajlaşmalarını okuyan Kaplan, şu iddialarda bulundu:

"Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı ile KOM Şube Müdür Yardımcısı arasında geçen 16 Eylül 2023 tarihli yazışmalarda, üst düzey emniyet müdürleri ve eski idareciler hakkında kurumsal etiğe sığmayan ifadeler yer almaktadır. Bu yazışmaların asıl amacı, polis teşkilatını ve yargı kurumlarını zan altında bırakmaktır. Kendi aralarındaki anlaşmazlıkları ve idari süreçleri bizim dosyamıza dahil ederek bir zemin hazırlamaya çalışmışlardır."

Yargı Mensupları Takip Edildi İddiası Ve Tanık Talebi

Savunmasının devamında, idari yapıların adli mekanizmalar üzerinde nüfuz kurmaya çalıştığını öne süren Kaplan, eski Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman ve diğer bazı yargı mensuplarının isimlerinin de bu süreçlere dahil edilmek istendiğini ileri sürdü. Kaplan, emniyet görevlilerinin dijital materyallerinde yapılan incelemelerde, savunma makamı olan avukatlara ve bürokratlara yönelik çeşitli stratejik yaklaşımların sergilendiğini iddia etti.

Adil yargılanma hakkının zedelendiğini savunan Ayhan Bora Kaplan, yargılamanın şeffaflığı açısından kritik bir talepte de bulundu. Dosyada adı geçen "Ü5" kod adlı gizli tanığın mahkeme huzuruna getirilerek dinlenmesini isteyen Kaplan, kimseden imtiyaz beklemediklerini, sadece yasal prosedürlerin nesnel bir şekilde işletilmesini talep ettiklerini dile getirdi.

"M7" kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik ve taraf avukatlarının da hazır bulunduğu duruşma, sanık savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yasal takvim doğrultusunda yarına ertelendi.