Türk siyaseti, yargının ana muhalefet partisi hakkında verdiği çarpıcı kararın ardından tarihinin en hareketli günlerini yaşıyor. Mahkemenin, büyük kurultaya yönelik aldığı "mutlak butlan" kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden hukuken genel başkanlık makamına iade edilmesi, Ankara kulislerini adeta ateşe verdi. Siyaset koridorlarında kulaktan kulağa yayılan son iddiaya göre; bu ani ve radikal değişimin ardından Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel, mevcut yapının dışına çıkarak yeni bir parti kurma hazırlıklarına hız verdi.
Yarım asırlık Ankara kulis tecrübeleri, yargı eliyle şekillenen bu yeni tablonun muhalefet blokunda büyük bir kırılmayı tetiklediğini ve "yeni parti" iddiasının hiç olmadığı kadar güçlü bir zemine oturduğunu gösteriyor.
"Mutlak Butlan" Kararı Taşları Yerinden Oynattı
Siyaset gündemine bomba gibi düşen bu iddianın fitili, mahkemenin CHP’nin son kurultayını hukuken geçersiz sayması ve yönetimi fiilen eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na teslim etmesiyle ateşlendi. Kılıçdaroğlu’nun "Genel Başkan sıfatıyla" yaptığı açıklamalar ve örgütsel kodlara dönüş sinyali vermesi, kurultay iradesiyle yönetime gelen Özgür Özel ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu cephesinde yeni bir yol haritasını zorunlu kıldı.
Kulislerden sızan iddialara göre; Özel ve İmamoğlu, yargı kararlarıyla kilitlenen ve "kayyım" tartışmalarının gölgesinde kalan mevcut kurumsal yapıda siyaset yapmanın imkânsız hâle geldiğini düşünüyor. Bu doğrultuda, Kılıçdaroğlu’nun genel merkez koltuğuna geri dönüş hamlesine karşı, iki liderin kendi siyasi hatlarını korumak adına yeni bir çatı arayışına girdiği ileri sürülüyor.
Yeni Parti İddiasının Temel Gerekçeleri Neler?
Ankara’da tecrübeli siyaset analizcilerinin üzerinde birleştiği senaryolara göre, Kılıçdaroğlu’nun dönüşü sonrası ortaya atılan yeni parti iddiası şu üç temel sütuna dayanıyor:
-
Özgür Özel yönetiminin mahkeme kararıyla boşa çıkarılması, mevcut parti çatısı altında verilecek mücadeleyi hukuken zora soktu. İmamoğlu ve Özel’in, "müesses nizamın" müdahalelerinden uzak, tertemiz bir hukuki zemin inşa etmek için yeni parti seçeneğini masaya yatırdığı iddia ediliyor.
-
Son yerel seçimlerde elde edilen başarıyı ve yakalanan toplumsal ivmeyi parti içi klik savaşlarında eritmek istemeyen iki aktörün, doğrudan genel seçim odaklı, merkezde konumlanan yepyeni bir kadro hareketi başlatacağı konuşuluyor.
-
Kemal Kılıçdaroğlu’nun sert çıkışları ve "emanete kara çaldırmayız" manifestosuna karşı; İmamoğlu ve Özel ekibinin, delege oyunları ve mahkeme koridorlarında enerji tüketmek yerine, seçmenin karşısına alternatif bir kurumsal kimlikle çıkmayı daha rasyonel bulduğu belirtiliyor.
Ankara’da Satranç Tahtası Yeniden Kuruluyor
Kulislerden edindiğimiz bilgilere göre; Kılıçdaroğlu’nun genel merkeze dönüşüyle birlikte partide bir "arınma" süreci başlatacağı yönündeki beklenti, karşı cephede "ayrışma ve yeni kurumsallaşma" refleksini doğurdu. Siyaset uzmanları, bu hamlenin muhalefet tabanında büyük bir şok dalgası yaratacağını, ancak aynı zamanda kararsız seçmen için de güçlü bir çekim merkezi oluşturabileceğini vurguluyor.
Siste Önünü Görmeye Çalışan Ankara
Kemal Kılıçdaroğlu’nun yargı kararıyla geri dönüşü, sadece bir liderlik değişimi değil; Türk siyasetinin geleceğini belirleyecek bir zincirleme reaksiyonu başlattı. Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in, Kılıçdaroğlu’nun hamlelerine karşı yeni bir tabela ile sahneye çıkacağı iddiası, önümüzdeki günlerde somut adımlarla test edilecek. Ankara kulislerindeki sis perdesi aralandıkça, bu iddiaların yeni bir siyasi partiye mi yoksa derin bir uzlaşıya mı evrileceğini hep birlikte göreceğiz.


