19 Mart operasyonu sonrasında adli süreçlerden etkilenen ailelerin hak arayışlarını duyurmak ve toplumsal dayanışmayı büyütmek amacıyla kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), periyodik açık hava toplantılarının 35'incisini Silivri Duruşma Salonu’nun hemen bitişiğindeki otopark alanında gerçekleştirdi. Siyasi parti temsilcilerinin, milletvekillerinin, basın mensuplarının ve çok sayıda tutuklu yakınının katılım sağladığı bu kritik sivil platform buluşmasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu da kürsüye gelerek bir hitapta bulundu. Ancak adli makamlar nezdinde yürütülen ağır ve hukuki bir sürecin gölgesinde, ortak adalet arayışının merkezine kişisel bir doğum günü kutlamasının yerleştirilmesi, kamuoyunda ve sosyal medyada ciddi bir iletişim hatası ve ciddiyetsizlik olarak nitelendirilerek tepki topladı.

Medyanın Acı Günü: Reha Muhtar Yeniköy'de Defnedildi
Medyanın Acı Günü: Reha Muhtar Yeniköy'de Defnedildi
İçeriği Görüntüle

Ortak Mücadelenin Ruhuna Ve Atmosferine Aykırı Bir Tavır

Silivri adliyesinin hemen yan tarafında, tutuklu yakınlarının derin bir ailevi hasret, hür irade ve somut hak arayışı mesajları verdiği bir ortamda, Dilek Kaya İmamoğlu'nun konuşmasının önemli bir bölümünü eşinin 55. yaş gününe ve kişisel temennilere ayırmasını tamamen yadırgıyoruz. Toplantıda söz alan diğer aile fertleri, örneğin İBB Halkla İlişkiler Müdürü Serap Karay'ın kız kardeşi Nuray Tiryaki, "Geciken her gün bir ailenin ömründen eksilen gündür, bir annenin evladına duyduğu hasretin büyümesidir" diyerek adli alandaki insani dramı pürüzsüz ve ağırbaşlı bir dille haykırmaktadır. Buna karşın Dilek İmamoğlu’nun kürsüden magazinel ve hümanist bir üslupla "Herkes için böyle güzel yaş alabilmeyi diliyorum" diyerek konuyu kişiselleştirmesi, davanın ve hukuki sürecin ağırlığıyla asla bağdaşmamaktadır.

Yüksek yargı organlarına ve Yargıtay'a kurumsal bağımsızlık çağrılarının yapıldığı böylesine sembolik bir platform, kişisel bir doğum günü anmasına veya adliye kapısında romantik temenniler barındıran bir kutlama kulisine dönüştürülemez. Bu yaklaşım, yürütülen adalet arayışının ciddiyetini açıkça zedelemektedir.

Algı Yönetimindeki Bu Zafiyet Ortak Sesi Gölgeliyor

Dilek Kaya İmamoğlu'nun bu lakayt yaklaşımı, dijital mecralarda ve kamuoyunda "mahkemeye pasta getirilmesi" iddialarına yol açarak haklı tepkilere sebebiyet vermiştir.

Mağdur ailelerin somut ve yalın adalet beklediği bir süreçte, liderlik meşalesi taşındığı iddia edilen bir kürsüde kişisel ve ailevi gündemlerin toplumsal beklentilerin önüne çıkartılması, sivil platformun ortak sesini zayıflatmaktadır. Hukuk mücadelesi, duygusal törenler veya adliye önündeki kişisel takvim anmalarıyla siyasallaştırılamayacak ve hafife alınamayacak kadar şeffaf yürütülmesi gereken bir süreçtir. Dilek İmamoğlu'nun bu duruşu, ortak mücadeleye katkı sunmaktan ziyade bireysel gündemleri dayatması yönüyle ajansımız ve kamuoyu tarafından haklı olarak eleştirilmektedir.