Avrupa coğrafyasında uzun süredir devam eden Ukrayna savaşı, sadece askeri hatları değil, kıta genelindeki sınır güvenliği ve vize politikalarını da radikal bir dönüşüme zorluyor. Rusya’dan batı ülkelerine yönelik turistik seyahatlerde gözlenen dikkat çekici artış, sınır komşusu olan ve jeopolitik olarak risk altında bulunan birçok Avrupa başkentinde alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Bu kapsamda bir araya gelen Polonya, İsveç, Çekya, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç ve İzlanda, kıtanın ortak sınır mekanizması olan Schengen vize rejiminin Rusya Federasyonu vatandaşları için son derece katı şartlara bağlanması amacıyla geniş çaplı bir diplomatik taarruz başlattı. 11 ülkenin ortak iradesiyle hazırlanan ve Brüksel'deki en üst düzey karar alıcılara gönderilen resmi talep mektubu, Avrupa Birliği bürokrasisinde yeni bir dönemin kapısını aralamaya aday görünüyor.

ABD Güçleri İran İnsansız Hava Araçlarını Düşürdü
ABD Güçleri İran İnsansız Hava Araçlarını Düşürdü
İçeriği Görüntüle

Brüksel'deki En Üst Düzey İsimlere Acil Çağrı

Hazırlanan ortak deklarasyon, dış politika ve iç güvenlik alanında Avrupa Birliği’nin dümeninde oturan en kritik isimlere, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile AB İçişlerinden Sorumlu Komisyon Üyesi Magnus Brunner’e resmi olarak iletildi. Mektubun içeriğinde, Ukrayna topraklarında topyekun bir savaş ve insani dram tüm şiddetiyle sürerken, Rusya vatandaşlarının Avrupa’nın turizm merkezlerinde hiçbir kısıtlama olmaksızın tatil yapmalarına izin verilmesinin toplumsal vicdanı yaraladığı ve derin siyasi çekişmelere zemin hazırladığı aktarıldı. Diplomatik metinde, bu durumun sadece ahlaki bir tartışma olmadığı, aynı zamanda üye ülkelerin iç güvenliğini doğrudan sabote edebilecek istihbarat ve asimetrik tehdit risklerini de beraberinde getirdiği açıkça ifade edildi.

Vize Kolaylığı Anlaşması Amaca Hizmet Etmiyor

11 ülkenin dışişleri bakanlıkları tarafından olgunlaştırılan metinde, Avrupa Birliği ile Rusya arasında geçmişte yürürlükte olan ancak askeri müdahalenin ardından 2022 yılında resmi olarak askıya alınan vize kolaylığı anlaşmasına da atıfta bulunuldu. Mevcut askıya alma kararına rağmen, üye ülkelerin konsoloslukları ve sınır kapıları arasında tam bir eşgüdüm ve uygulama birliği sağlanamadığı net bir dille eleştirildi. Bazı üye ülkelerin hala esnek davranmasının yasal mevzuatta "önemli bir güvenlik açığı ve eksiklik" doğurduğunu belirten ülkeler, ortak dış politikanın ve yaptırımların başarısı için tüm blok genelinde mutlak bir uyumun şart olduğunu savundu. "Avrupa Birliği'nin etkinliği ancak birlik ve kusursuz bir koordinasyonla güçlenir" denilen yazıda, gevşek uygulamaların yaptırımların delinmesine yol açtığı uyarısı yapıldı.

Yarım Milyona Yakın Schengen Vizesi Tehdit Olarak Görülüyor

Avrupa kamuoyuyla paylaşılan güncel istatistiki veriler de krizin ulaştığı boyutun büyüklüğünü gözler önüne seriyor. Resmi kayıtlara göre, 2025 yılı içerisinde Rusya vatandaşlarına toplamda 477 bin 878 adet yeni Schengen vizesi tahsis edildi ve bu onayların çok büyük bir kısmını kıta içinde serbestçe seyahat imkanı tanıyan "çok girişli" vizeler oluşturdu. Sayının bu denli yüksek olması, özellikle cephe hatlarında veya askeri görevlerde bulunmuş, operasyonel tecrübeye sahip Rus vatandaşlarının sivil kimliklerle Schengen bölgesine rahatça sızabileceği endişesini hat safhaya çıkardı. Brüksel koridorlarında yüksek sesle konuşulmaya başlanan bu son diplomatik hamlenin, önümüzdeki günlerde toplanacak olan Avrupa Birliği liderler zirvesinde Schengen müktesebatına yönelik çok daha sert, engelleyici ve tek tip bir sınır denetim paketinin kabul edilmesine yol açabileceği öngörülüyor.