Dünya, geri dönüşü olmayan çevresel değişimlerle karşı karşıya kalırken, İstanbul bu kez "Sıfır Atık Forumu 2026" ile tarihe geçecek bir çevre zirvesine ev sahipliği yaptı. 183 ülkeden gelen temsilciler, 500'ü aşkın kurum ve 5 binden fazla katılımcı, kaynakların tükenişine karşı ortak akıl üretmek üzere buluştu. Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın himayesinde gerçekleşen zirve, sadece bir çevre toplantısı değil, "insanlığın ortak bir ideal etrafında kenetlenmesi" olarak tanımlandı.
Gıdanın Dörtte Birini Kurtarmak Dünyayı Değiştirebilir
Forumda en çok dikkat çeken başlıklardan biri, modern dünyanın en büyük çelişkilerinden biri olan "israf ve açlık" paradoksu oldu. Emine Erdoğan, milyarlarca ton gıdanın tüketilmeden çöpe atıldığını hatırlatarak çarpıcı bir veriye dikkat çekti: "Üretilen gıdanın dörtte birini kurtarmak, küresel açlığı büyük ölçüde azaltabilir." Türkiye'nin "Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık" gibi projelerle Birleşmiş Milletler tarafından örnek model gösterildiğini belirten Erdoğan, sıfır atık yaklaşımının bir "yaşam biçimi" haline getirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Pasifik’teki Plastik Adasına Dikkat
Konuşmasında çevresel kirliliğin vahametini gözler önüne seren Erdoğan, Pasifik Okyanusu’ndaki 1,6 milyon kilometrekarelik devasa plastik atık alanını hatırlattı. Bu durumun, bireysel ve toplumsal tüketim alışkanlıklarımızın doğrudan bir sonucu olduğunu belirten Erdoğan, "Dünya beşten büyüktür, çünkü insanlık beşten büyüktür" düsturundan yola çıkarak, çevre krizinin çözümünün sadece gelişmiş ülkelerin değil, tüm insanlığın kolektif sorumluluğunda olduğunu vurguladı.
Sıfır Atık Festivali: Farkındalıktan Deneyime
Forumun ikinci gününde devam eden Sıfır Atık Festivali, katılımcılara sadece teorik bilgi değil, pratik deneyimler de sundu. Sıfır Atık Mutfağı, gıda israfına karşı bilinçli pişirme ve tüketim yöntemlerini uygulamalı olarak öğretiyor. Sanal gerçeklik deneyim alanları, katılımcıları iklim krizinin yarattığı çevresel değişimlerin içine taşıyor. Geri dönüşüm atölyeleri, atık malzemelerin nasıl sanata ve faydalı nesnelere dönüştürülebileceğini gösteriyor. Sıfır Atık Müzesi ise tüketim alışkanlıklarımızı sorgulatan sunumlarla ziyaretçilere çevre bilinci aşılıyor.
2017 yılında Türkiye'de başlayan Sıfır Atık Hareketi, bugün uluslararası iklim gündeminin en stratejik araçlarından biri haline gelmiş durumda. COP31 süreciyle birlikte daha da genişleyeceği öngörülen bu vizyon, İstanbul’dan yükselen sesle birlikte artık küresel bir sorumluluk zincirine dönüşüyor.



