ABD Ve İran Müzakerelerini Kilitleyen 24 Milyar Dolarlık Kriz
ABD Ve İran Müzakerelerini Kilitleyen 24 Milyar Dolarlık Kriz
İçeriği Görüntüle

Uluslararası kamuoyunun gözleri önünde Orta Doğu'da yükselen alevler, komşu coğrafyaları adeta bir yangın yerine çevirmiş durumda. Haftalardır çatışmaların, ağır bombardımanların ve sıcak temasların odak noktası haline gelen Lübnan'dan her geçen gün yeni bir insanlık dramı haberi yükseliyor. Kentlerin siluetini değiştiren füze saldırıları ve ağır topçu atışları altında yaşam mücadelesi veren sivil halk, modern tarihin en zorlu dönemlerinden birini geçiriyor. Bölgedeki sağlık altyapısının çökme noktasına geldiği bu süreçte resmi makamların aktardığı her yeni veri, krizin boyutunu küresel ölçekte bir kez daha gözler önüne seriyor.

İki Mart'tan Bu Yana Durmayan Bombalar

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail silahlı kuvvetlerinin ülkenin güneyinden başkentin göbeğine kadar uzanan geniş bir koridorda gerçekleştirdiği hava ve kara operasyonlarına dair resmi istatistikleri dünya kamuoyu ile paylaştı. Bakanlığın edindiği saha verileriyle hazırlanan son rapora göre, 2 Mart 2026 tarihinde ilk kıvılcımı çakılan ve 5 Haziran tarihine kadar hiçbir insani ara verilmeden kesintisiz şekilde sürdürülen yoğun bombardımanların faturası çok ağır oldu. Kent merkezlerini, mahalle aralarını ve stratejik öneme sahip sivil altyapı tesislerini doğrudan vuran operasyonlar neticesinde, resmi olarak tespit edilebilen toplam can kaybı maalesef 3 bin 558'e ulaştı.

Hastaneler Sınırları Zorluyor: Yaralı Sayısı Çığ Gibi

Yaşanan bu büyük yıkım yalnızca hayatını kaybedenlerle sınırlı kalmadı. Şehirlerin adeta açık hava enkazına döndüğü Lübnan genelinde, bombaların hedefi olan yaşam alanlarından çıkarılan ve acil müdahale gerektiren yaralıların sayısı 10 bin 870 olarak kayıtlara geçti. Ülkedeki tıbbi malzeme yetersizliği, elektrik kesintileri ve hastanelerin fiziki kapasitelerinin aşılması nedeniyle yaralıların tedavilerinde çok büyük aksamalar yaşandığı belirtiliyor. Sağlık ekiplerinin gece gündüz demeden, kısıtlı imkanlarla can kurtarmaya çalıştığı sahadan gelen en net bilgiler arasında yer alıyor.

En Ağır Bedeli Yine Savunmasız Siviller Ödüyor

Yayımlanan resmi kriz raporunun satır aralarında yer alan en acı verici detay ise hayatını kaybeden ve yaralanan vatandaşların profili oldu. Askeri hedeflerin ötesinde yerleşim yerlerinin göbeğine düşen bombalar, çatışmalarla hiçbir ilgisi bulunmayan yüzlerce savunmasız sivilin hayatını kararttı. Bakanlık, yaşamını yitirenlerin çok büyük bir bölümünün çocuk ve kadınlardan oluştuğunu tescilledi. Son verilere göre, geride kalan üç aylık zaman zarfında tam 245 çocuk hayata gözlerini yumarken, 343 kadın da bu acımasız savaşın kurbanı oldu. Uluslararası insan hakları örgütleri ve yardım kuruluşları, bölgedeki sivil katliamının önüne geçilmesi ve acil bir insani koridor açılması yönündeki çağrılarını yinelerken, diplomatik girişimlerin henüz sahada somut bir karşılık bulamadığı görülüyor.