Cumhuriyet Halk Partisi Merkez Yönetim Kurulu tarafından 9 milletvekili hakkında oy birliğiyle alınan tedbirli kesin ihraç istemli disiplin hamlesi, partinin kurultay delegasyonu ve parlamento grubunu elinde bulunduran Özgür Özel liderliğindeki yönetim kanadının dikey hukuki itirazıyla karşılaştı. Kararın hemen ardından Özgür Özel idaresindeki yönetim adına kurumsal kameraların karşısına geçen Parti Sözcüsü Zeynel Emre, genel merkezin ivedi durum gerekçesiyle tesis ettiği yaptırım takviminin yasal tüzük zemininden yoksun olduğunu savundu. Emre, Anayasa, Siyasi Partiler Kanunu ve parti tüzüğünün amir maddelerine dikey atıflarda bulunarak, Parti Meclisi onayı ve iradesi hilafına atılan bu adımın usul yönünden hükümsüz kılınması amacıyla en kısa sürede adli yargı mercilerine iptal davası ikame edeceklerini deklare etti.
Tüzük Maddelerinin Karşılaştırmalı Analizi Ve İradî Yetki Eksikliği
Sözcü Zeynel Emre, mahkemenin tesis ettiği mutlak butlan hükmünün ardından göreve başlayan Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin, hem eski hem de cari parti tüzük maddelerini maddi hata yoluyla yanlış yorumladığını ileri sürdü.
Hem eski tüzük metninde hem de son kurultayda kabul edilen güncel mevzuatta altmış iki ve altmış üçüncü maddelerin net olduğunu belirten Emre; Parti Meclisi üyelerinin, Yüksek Disiplin Kurulu başkan ve üyelerinin, TBMM parlamenterlerinin ve büyükşehir belediye başkanlarının disipline sevk işlemlerinin münhasıran Parti Meclisi istemiyle tekemmül edebileceğini hatırlattı. İhraç istemiyle sevk edilen dokuz milletvekilinden dördünün (Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Özgür Karabat) aynı zamanda aktif Parti Meclisi üyesi olduğuna dikkat çeken Emre, aceleyle alınan bu kararın tek amacının Parti Meclisi oturumundaki aritmetik dengeyi genel merkez lehine durumsal olarak değiştirmek olduğunu iddia etti.
Siyasi Partiler Kanunu Ve İvedi Durum Maddesinin Sınırları
Hukukçular, tüzüğün altmış sekizinci maddesinde yer alan ve Merkez Yönetim Kuruluna ivedi durumlarda il yönetimlerinin yetkilerini devralarak üye sevk etme hakkı tanıyan fıkranın, meclis grubu ve parlamenterler üzerinde dikey bir cezalandırma hakkı doğurmadığının altını çizmektedir. Zeynel Emre, parti tarihinde bu yönteme sadece iki bin on dört yılında Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum dosyasında başvurulduğunu ve Ankara 24. Adliye Hukuk Mahkemesinin genel üye maddelerinin parlamenterlere uygulanamayacağı gerekçesiyle ihraç kararını usulden iptal ettiğini hatırlatarak mevcut hamlenin yasal dayanaktan yoksun olduğunu tescilledi.
Kurultay İmzaları Ve Parti Meclisini Düşürme Alternatifi
Gündemdeki olağanüstü kurultay taleplerine ilişkin de güncel veri paylaşımında bulunan Emre, delegasyon seviyesinde olağanüstü kurultay için gerekli olan imza eşiğinin çoktan aşıldığını ve yaklaşık 900 imzanın toplandığını bildirdi. Yasal teslim süresi tamamlanır tamamlanmaz kurumsal evrakların genel merkeze sunulacağını kaydeden Emre, siyasi tahlilinde şu dikkat çeken stratejik alternatifi paylaştı:
Biz esasında istesek bugün Parti Meclisi üyesi olan yeterli sayıdaki arkadaşımızın toplu istifasıyla Parti Meclisi üye tam sayısını karar yeter sayısının altına düşürür ve kurumsal organı tamamen düşürebiliriz. Bu hamle yapıldığı anda genel merkezin önünde olağanüstü kurultayı toplamaktan başka hiçbir yasal alternatif kalmaz. Ancak biz partiyi bölmeden, parçalamadan toparlamanın yollarını aradığımız için yarın meclis toplantısına giderek hukuki önergelerimizi verecek ve yapıcı tarafta kalacağız.


