Komşu Yunanistan, son yılların en büyük demografik ve ekonomik krizlerinden biriyle mücadele ediyor. Yunanistan İstatistik Kurumunun 2021 yılı verilerine göre yaklaşık 10 milyon 500 binlik bir nüfusa sahip olan ülkede, demografik yapı hızla yaşlanıyor. Güncel rakamlara göre 60 yaş üstü vatandaşların sayısı 3 milyonu aşarken, 19 yaş altı genç nüfus 2 milyonun altında kalarak tehlike çanlarının çalmasına neden oldu. Bu çarpıcı tablo, sadece sosyal yapıyı değil, ülke ekonomisini de derinden sarsıyor. Çalışabilir genç nüfusun her geçen gün erimesi, iş gücü piyasasında telafisi zor boşluklar yaratıyor.
Yabancı İşçiler De Ülkeyi Terk Ediyor
Yunanistan'da yaşanan iş gücü açığı sadece yerli halkın yaşlanmasıyla sınırlı kalmıyor. Geçmişte ülkenin iş gücü ihtiyacını büyük oranda karşılayan yabancı çalışanlar da rotalarını farklı ülkelere çeviriyor. Verilere göre, ülkedeki yabancıların yüzde 88 gibi çok yüksek bir oranı aktif olarak iş hayatında yer alıyor. Ancak düşük maaş politikaları ve giderek zorlaşan çalışma şartları, bu kişilerin Yunanistan'da kalmasını zorlaştırıyor. Daha iyi yaşam ve çalışma standartları arayan yabancı uyruklu çalışanlar, kısa süre içinde ülkeyi terk ederek Avrupa'nın farklı bölgelerine göç etmeyi tercih ediyor. 2008 yılında Yunanistan nüfusunun yüzde 6'sını ve toplam iş gücünün yüzde 8,2'sini oluşturan yabancılar, günümüzde bu oranların neredeyse üçte birine kadar geriledi. Ülkedeki toplam yabancı sayısında ise yaklaşık yüzde 65 oranında dramatik bir düşüş yaşandı.
İstihdam Açığı 31 Bini Aştı
Yaşanan bu çift yönlü göç dalgası, birçok kritik sektörde personel krizini beraberinde getirdi. Yunanistan Ekonomi Araştırmaları ve Programlama Merkezinin yaptığı son araştırmalar, durumun ciddiyetini rakamlarla ortaya koyuyor. Yapılan kapsamlı çalışmaya göre, 2025 yılının sonu itibarıyla ülkedeki açık istihdam sayısı bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 2 bin 700 kişi artarak 31 binin üzerine çıkmış durumda. Hem genç nüfusun hem de göçmen işçilerin ülkeyi terk etmesiyle oluşan bu devasa personel açığı, günlük yaşamı doğrudan etkileyen temel hizmet alanlarında yoğunlaşıyor. Eğitim, sağlık ve sosyal bakım gibi kritik kamu hizmetlerinin yanı sıra endüstri ile toptan ve perakende ticaret sektörleri de çalışacak personel bulamamanın sıkıntısını en derinden hisseden alanlar olarak öne çıkıyor.





