Tekirdağ'da Tekel Bayisi Açılışına Katılan İmam Sendika Görevinden İstifa Etti
Tekirdağ'da Tekel Bayisi Açılışına Katılan İmam Sendika Görevinden İstifa Etti
İçeriği Görüntüle

Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında uzun yıllardır diplomatik bir krize dönüşen CAATSA yaptırımları ve F-35 savaş uçağı programı anlaşmazlığında tarihi bir dönüm noktasına giriliyor. Washington'da düzenlenen Atlantik Konseyi konferansında çok kritik açıklamalara imza atan Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü, iki ülke arasında ortak bir siyasi ve askeri çalışma grubu kurulduğunu duyurdu. Krizin aşılması noktasında umutlu olduklarının altını çizen Gümrükçü, bu sefer çözüme gerçekten çok daha yakın hissettiklerini ve mevcut sorunları tamamen geride bırakabileceklerine inandıklarını vurguladı.

Tarihi Anlaşma İçin Masada Farklı Seçenekler Var

Anlaşmazlığın çözüme kavuşturulması sürecinin, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın göreve başlamasıyla birlikte en önemli önceliklerden biri haline geldiği belirtiliyor. Sürecin detaylarına ilişkin şimdilik kapsamlı bilgi vermekten kaçınan Levent Gümrükçü, Amerikan tarafındaki yasal yükümlülükler ile Türkiye'nin siyasi ve ekonomik beklentilerini ortak bir zeminde buluşturmak adına masada birçok farklı seçeneğin değerlendirildiğini ifade etti. Son 15 yıldır ilk defa bir anlaşmaya varıldığında Amerikan yönetiminin kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getireceğine dair tam bir güven duyduklarını belirten Gümrükçü, bu tarihi girişimin sadece F-35 programına geri dönüşle sınırlı kalmayacağını, iki ülke arasında çok daha derin bir savunma sanayisi iş birliği kurmaya yönelik geniş çaplı bir adım olduğunu kaydetti.

S-400 Alımı Zorunlu Ve Tek Seferlik Bir Hamleydi

Krizin temel kaynağı olan S-400 hava savunma sistemleri konusuna da açıklık getiren Büyükelçi Gümrükçü, Türkiye'nin o dönemde müttefiklerinden alternatif sistemler temin edememesi nedeniyle acil bir hava savunma ihtiyacıyla baş başa bırakıldığını hatırlattı. S-400 sistemlerinin anlık bir güvenlik boşluğunu doldurmak amacıyla mecburen satın alındığını belirten Gümrükçü, bu hamlenin hemen ardından Batılı müttefiklere bunun tek seferlik bir alım olduğunun açıkça iletildiğini vurguladı. Bu açıklamalar, Ankara'nın savunma stratejisindeki zorunlulukları ve müttefikleriyle olan şeffaf iletişimini bir kez daha uluslararası kamuoyunun dikkatine sunmuş oldu.

Yunanistan'ın İtirazlarına Gereksiz Siyasi Tutum Tepkisi

Türkiye'nin F-35 programına geri dönüş ihtimalinin belirmesiyle birlikte, Amerikan Kongresindeki Yunan kökenli üyelerden ve doğrudan Yunanistan hükümetinden gelen çatlak seslere ise Ankara'nın yanıtı son derece sert oldu. Atina yönetiminin sergilediği bu muhalefeti gereksiz bir siyasi tutum olarak nitelendiren Gümrükçü, aynı ittifak çatısı altında yer almanın gerekliliklerini hatırlattı. Yunanistan'ın Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupalı müttefiklerden kendi savunma teçhizatını satın alırken Türkiye'nin hiçbir zaman olumsuz bir yorumda bulunmadığını, aksine müttefiklerin savunma kapasitelerini güçlendirmesinden sadece memnuniyet duyacaklarını belirten Gümrükçü, Atina'nın takındığı bu engelleyici tavrın müttefiklik ruhuyla bağdaşmadığını net bir dille ortaya koydu.