Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 1495 sayılı kararıyla yıllık izin uygulamasında emsal oluşturacak bir hükme imza attı. Daire, işçinin talebi ve rızasıyla 10 günden kısa sürelerle kullanılan yıllık izinlerin tek başına haklı fesih nedeni sayılmayacağını belirtti.
Davacı işçi, 16 Aralık 2013 ile 27 Nisan 2022 arasında gümrük müşavir yardımcısı olarak çalıştı. İşçi; izin taleplerinin iş yoğunluğu gerekçesiyle reddedildiğini, bir defada en fazla altı gün izin kullanabildiğini, 68 günlük kullanılmamış izni bulunduğunu ve primlerinin eksik ödendiğini ileri sürerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshetti ve kıdem tazminatı ile izin ve prim alacaklarını dava etti.
İlk Derece Mahkemesi, imzalı izin formlarına göre işçinin 48 gün izin kullandığını; hak ettiği 130 günlük iznin 82 gününün kullanılmadığını tespit etti. Mahkeme, izinlerin gereği gibi kullandırılmadığı sonucuna vararak feshi haklı buldu; işçiye kıdem tazminatı ve 82 günlük izin ücreti ödenmesine hükmetti. Prim alacağı ise ispat edilemediğinden reddedildi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak ilk derece kararını bozdu. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 56. maddesine göre yıllık izin işverence bölünemese de tarafların anlaşmasıyla bölünmesi halinde parçalardan birinin 10 günden az olmaması gerektiğini hatırlatan Daire, dosyadaki kısa süreli izinlerin işçinin talebi ve rızasıyla kullandırıldığını vurguladı. İşçinin en az bir ay önceden yazılı olarak uzun izin talebinde bulunduğunun ve işverenin bu talebi kısalttığının kanıtlanamadığını belirten Daire, işverenin çok uzun süre izin kullandırmadığının da ispat edilemediğini kaydetti. Bu gerekçeyle kısa süreli izinlerin geçerli olduğuna, feshin haklı nedene dayanmadığına ve kıdem tazminatının reddi gerektiğine karar verdi.




