İran'dan Misilleme: Sekiz ABD Tesisi Vuruldu
İran'dan Misilleme: Sekiz ABD Tesisi Vuruldu
İçeriği Görüntüle

Ukrayna ile devam eden savaşın etkileri, Rusya'nın iç dinamiklerinde ve ekonomisinde sarsıcı sonuçlar doğurmaya devam ediyor. Ukrayna güçlerinin ardı ardına gerçekleştirdiği insansız hava aracı saldırıları sonucunda ülkenin en kritik petrol rafinerilerinde üretimin durma noktasına gelmesi, Rusya genelinde devasa bir akaryakıt krizinin fitilini ateşledi. Devlet Başkanı Vladimir Putin, katıldığı ve devlet televizyonundan canlı olarak yayınlanan bir toplantıda, ülke çapında baş gösteren bu enerji krizini kamuoyu önünde net ifadelerle ilk kez kabul etti. Vatandaşların akaryakıt istasyonlarında uzun kuyruklar oluşturduğunu ve ihtiyaç duyulan yakıt türlerine ulaşımın giderek zorlaştığını belirten Putin, sorunun çözümüne yönelik olarak devletin stratejik rezervlerini devreye soktuklarını açıkladı. Özellikle tarım sektörü çalışanlarının ve çiftçilerin hasat döneminde karşılaştıkları zorluklara dikkat çeken Rus lider, iç piyasadaki tüketicilerin çıkarlarını korumak amacıyla benzin ve jet yakıtı ihracatına getirilen geçici yasağın ardından, dünyanın en büyük tedarikçilerinden biri oldukları dizel yakıt ihracatına da tamamen yasak getirilmesinin masada olduğunu duyurdu. Sivil altyapıya yönelik saldırıların etkisini en aza indirmek için özel bir çalışma grubunun faaliyetlerini sürdürdüğünü aktaran Putin, tüm çabalara rağmen mevcut yakıt rezervlerinin ancak geçtiğimiz yılın aynı dönemine yakın seviyelerde tutulabildiğini itiraf etti.

Ukrayna'nın Stratejik Tesisleri Hedef Alan Kritik Operasyonları

Rusya'nın enerji altyapısına yönelik bu ağır darbenin arkasında, Kiev yönetiminin son aylarda stratejisini değiştirerek cephe hattından yüzlerce kilometre uzaklıktaki kritik tesisleri doğrudan hedef alması yatıyor. Gelişmiş insansız hava araçlarıyla Rusya'nın rafineri kapasitesini felç etmeyi amaçlayan Ukrayna güçleri, son yirmi dört saat içerisinde Krasnodar bölgesindeki Slavyansk Rafinerisi ile Ukrayna sınırından yaklaşık 700 kilometre mesafede bulunan Yaroslavl bölgesindeki devasa bir petrol tesisini tam isabetle vurdu. Bu koordineli saldırıların yarattığı zincirleme etki, Rusya'nın en önemli enerji tesislerinin birbiri ardına devre dışı kalmasına neden oldu. Özellikle başkent Moskova'da bulunan ve ülkenin yakıt ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan büyük rafineride meydana gelen şiddetli patlamalar ve ardından çıkan devasa yangınlar, tesisin yıl sonundan önce yeniden üretime geçme ihtimalini tamamen ortadan kaldırdı. Sadece başkent ve çevresinde değil, ülke genelinde yakıt arzında muazzam bir boşluk yaratan bu durum, Rusya'nın 4. büyük rafinerisi ve ikinci büyük benzin üreticisi olan Lukoil firmasına ait Norsi Rafinerisi'nin de artan güvenlik endişeleri ve aldığı hasarlar sebebiyle faaliyetlerini mecburen durdurmasıyla tam bir kaosa dönüştü.

Kırım'dan Başlayan Dalga Küresel Pazarı Tehdit Ediyor

Ülke geneline yayılan ve giderek derinleşen bu enerji darboğazının ilk kıvılcımları aslında aylar öncesinden, Rusya'nın ilhak ettiği Kırım Yarımadası'nda atılmıştı. Ukrayna silahlı kuvvetlerinin Kırım'ı anakaraya bağlayan stratejik köprülere, demiryolu ağlarına ve dev petrol terminallerine yönelik sistematik operasyonları, bölgedeki akaryakıt dağıtım ağını tamamen çökertmişti. Sivastopol başta olmak üzere Kırım'ın pek çok büyük şehrinde akaryakıt istasyonlarının depoları tamamen boşalırken, yerel yönetimler enerji tasarrufu sağlamak amacıyla sokak aydınlatmalarını dahi sonlandırmak zorunda kalmış ve halk bir litre yakıt bulabilmek umuduyla saatlerce süren çaresiz bekleyişlere sürüklenmişti. Kırım'da başlayan bu kıtlık dalgasının bugün Moskova kapılarına dayanması, sadece Rusya'nın iç meselesi olmaktan çıkarak küresel bir krize evrilme potansiyeli taşıyor. Dünyanın en büyük dizel ihracatçısı konumundaki Rusya'nın, iç piyasadaki yangını söndürmek uğruna uluslararası pazara dizel akışını tamamen kesmesi, küresel ölçekte ulaştırma, tarım ve sanayi sektörlerinde maliyetlerin tahmin edilemez seviyelere fırlamasına yol açacaktır. Orta Doğu'daki gerilimlerin de tetiklediği piyasa kırılganlığı göz önüne alındığında, Rusya'nın alacağı olası bir ihracat yasağı kararının tüm dünyayı sarsacak yepyeni ve şiddetli bir enflasyon dalgasına neden olmasından ciddi şekilde endişe ediliyor.