Bangladeş siyasetinde güç dengelerini temelinden sarsacak oldukça kritik bir gelişme yaşandı. Ülkede 2024 yılının temmuz ayında patlak veren ve yüzlerce sivilin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan şiddetli protestoların ardından askeri bir helikopterle apar topar Hindistan'a sığınmak zorunda kalan eski Başbakan Şeyh Hasina, aylar süren derin sessizliğini bozdu. Hakkında verilen şok edici idam kararının ardından ilk kez bu kadar net konuşan Hasina, Hindistan merkezli bir televizyon kanalına verdiği özel mülakatta, hakkındaki tüm suçlamaları kesin bir dille reddetti. Kendisine yöneltilen idam cezasının tamamen yasa dışı, anayasaya aykırı ve siyasi emellerle kurgulanmış kirli bir sürecin parçası olduğunu savunan deneyimli siyasetçi, hiçbir yaptırımın veya engelin kendisini yıldıramayacağını açıkça vurguladı. Ölüm korkusu yaşamadığını ve kişisel bir hırs peşinde koşmadığını belirten Hasina, kurulan tüm komplolara rağmen bu yıl içerisinde anavatanına kesin dönüş yapacağını ve adalet arayışını sürdüreceğini tüm dünyaya kararlılıkla duyurdu.

Mevcut Siyasi İktidara Meydan Okudu Ve Tabanına Umut Verdi

Sürgündeki zorlu günlerinde ülkesinde yaşanan siyasi krizleri ve toplumsal çalkantıları yakından takip ettiğini belirten eski Başbakan, Bangladeş'in tarihi boyunca bir kez daha karanlık ve son derece zorlu bir sınavdan geçtiğinin altını çizdi. Kendi iktidarı döneminde yaşanan kanlı olayların faturasının kesildiği ve kaydı askıya alınan köklü partisi Avami Birliği'nin mevcut durumu hakkında da çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Hasina, partisine yönelik sistematik baskıların eninde sonunda sonuçsuz kalacağını iddia etti. Avami Birliği'nin ülkedeki tüm demokratik hareketlerin temel taşı olduğunu ve zor zamanlarda her daim bu hareketlere öncülük ettiğini savunan Hasina, siyasi rakiplerine açık bir mesaj gönderdi. Parti ofislerinin kapatılabileceğini ve siyasi faaliyetlerinin devlet eliyle geçici olarak bastırılabileceğini belirten Hasina, tüm bu sert adımlara rağmen Avami Birliği'ni Bangladeş halkının kalbinden, zihninden ve tarihinden silmeyi asla başaramayacaklarını ifade ederek destekçilerine güçlü bir umut aşıladı. Ülkesi böylesine kritik bir süreçten geçerken fiziksel olarak o topraklarda bulunamamanın kendisine derin bir manevi acı verdiğini söyleyen eski lider, halkının yanında durmak ve mücadeleye katılmak için sabırsızlandığını dile getirdi.

DSÖ'den Kritik Uyarı: Aşırı Sıcaklar Bir Haftada 1300 Can Aldı
DSÖ'den Kritik Uyarı: Aşırı Sıcaklar Bir Haftada 1300 Can Aldı
İçeriği Görüntüle

Kanlı Protestolardan İdam Sehpasına Uzanan Sancılı Süreç

Şeyh Hasina'yı kendi ülkesinde sürgüne ve idama götüren trajik olaylar silsilesi, aslında masumane hak talepleriyle başlayan öğrenci hareketlerinin bir anda ülke çapında önlenemez bir kaosa dönüşmesiyle alevlenmişti. 1971 yılındaki Bağımsızlık Savaşı'nda görev alan vatansever kişilerin çocuklarına kamuda özel bir kontenjan ayrılması kararı, işsizlik kaygısı taşıyan gençlerin yoğun tepkisine neden olmuş ve geride bıraktığımız iki bin yirmi dört yılının temmuz ayında sokaklar adeta savaş alanına dönmüştü. Yüksek Mahkeme'nin tartışmalı kota oranlarını düşürerek tansiyonu azaltma çabaları sokaktaki öfkeyi dindirmeye yetmemiş, göstericiler bu kez de şiddet olaylarında hayatını kaybeden arkadaşları için adalet talebiyle meydanları doldurarak hükümeti istifaya çağırmıştı. Artan şiddet sarmalı ve Başbakanlık resmi konutunun öfkeli kalabalıklar tarafından basılması, Hasina'nın askeri destekle ülkeyi terk etmesiyle sonuçlanmıştı. Bu büyük siyasi depremin ardından uluslararası kamuoyunun yakından tanıdığı Nobel ödüllü Muhammed Yunus geçici hükümet başkanı olarak görevi devralmış, bu yılın şubat ayında düzenlenen kritik genel seçimlerde ise Bangladeş Milliyetçi Partisi ipi göğüsleyerek iktidar koltuğuna oturmuştu. Tüm bu siyasi çalkantıların gölgesinde yargılanan Şeyh Hasina, iki bin yirmi beş yılının kasım ayında protestolardaki can kayıplarından bizzat sorumlu tutularak gıyabında idam cezasına çarptırılmış, ayrıca yolsuzluk suçlamalarından da ağır hapis cezaları almıştı. Şimdi tüm dünyanın gözü, hakkında resmi yakalama ve idam kararı bulunan Hasina'nın ülkesine dönüş yapacağını açıkladığı o gerilimli sürece çevrilmiş durumda.