Birleşmiş Milletler (BM) sınır güvenliği tüzükleri, devletler hukuku askeri müdahale protokolleri ve bölgedeki ateşkes sirkülasyonu mevzuatları kapsamında; Washington ile Tel Aviv idari yönetimleri arasında siber ve fiziki panelleri hareketlendiren çok kritik bir telefon diplomasisi tescillendi. Bölgedeki kaza kırım riskini ve tazyiki azaltmaya yönelik atılan bu radikal adım, Orta Doğu'daki askeri lojistik haritasını anında değiştirdi.
Beyrut'a Asker Gönderilmeyecek, Yola Çıkanlar Geri Döndü
ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı üst düzey siber görüşmenin ardından yayımladığı kurumsal deklarasyonla resmiyet kazandı. Gerçekleştirilen diplomatik temasın makro düzeydeki yansımalarını siber basın panelleriyle paylaşan Trump, askeri emir bloklarının revize edildiğini belirterek şu kurumsal verileri tescilledi:
"İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ikili ilişkiler ve bölge asayişi üzerine son derece verimli, stratejik bir telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Alınan ortak koordinasyon kararları doğrultusunda; Lübnan'ın başkenti Beyrut’a herhangi bir askeri sevkiyat lojistiği uygulanmayacaktır. Hatta bu kapsamda daha önceden planlanarak yola çıkmış olan askeri birlikler ve unsurlar da çoktan geri çevrilmiş durumdadır."
Hizbullah İle Üst Düzey Görüşme: Karşılıklı Saldırılar Duruyor
Beyaz Saray'ın Orta Doğu'daki çatışma sirkülasyonunu kaza kırıma uğratmadan masada çözme iradesi, sadece İsrail kanadıyla sınırlı kalmadı. Diplomatik mekik diplomasisinin siber ağlarını genişlettiklerini müjdeleyen ABD Başkanı Donald Trump, krizin diğer aktörleriyle sağlanan uzlaşı tüzüğünü şu sözlerle duyurdu:
"Hükümetimizin görevlendirdiği üst düzey kurumsal temsilciler aracılığıyla Hizbullah kanadı ile de son derece yapıcı ve iyi bir görüşme süreci yürüttük. Yürütülen bu siber ve dolaylı temaslar neticesinde onlar da sahadaki tüm askeri çatışmaların, tazyik eylemlerinin durdurulması yönündeki şartları kurumsal olarak kabul etti. Belirlenen yeni güvenlik tüzüğü uyarınca İsrail ordusu onlara yönelik herhangi bir kırım saldırısı gerçekleştirmeyecek, onlar da aynı şekilde İsrail mülki sınırlarına ve birliklerine saldırmayacak."





