Bakan Ersoy, T.C. kimlik kartlarının e-Devlet entegrasyonuyla müze karta dönüştürüleceğini ve projeyle yıllık 400 milyon lira tasarruf sağlanacağını açıkladı.
T.C. Kimlik Kartları Doğrudan Müze Kart Oluyor
Projenin vatandaşlara yönelik en büyük kolaylıklarından birini açıklayan Bakan Mehmet Nuri Ersoy, fiziki kart taşıma zorunluluğunu ortadan kaldıran yeni sistemi duyurdu. Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartlarına doğrudan geçiş özelliği kazandırılacağını belirten Bakan Ersoy, işleyişi şu sözlerle özetledi:
"Elimizde mevcut kullanım süresi devam eden müze kartlarda hiçbir değişiklik olmayacak. Ancak yeni dönemde T.C. kimlik kartlarını müze karta dönüştürerek doğrudan geçiş özelliği kazandırıyoruz. Sistem son derece pratik işleyecek; e-Devlet ve mobil uygulama üzerinden kimlik tanımlaması yapılacak. Vatandaşlarımız müze kart ücretini dijital olarak ödedikten sonra turnikelerde hiçbir şekilde sıra beklemeden sadece kimliklerini okutarak içeri direkt geçebilecek. Bu yenilik, kültürel mekanlarımıza erişimi son derece kolaylaştıracak."
Kamuda Yıllık 400 Milyon Lira Tasarruf Hedefi
Yeni yönetim modeliyle gişe operasyonları, müze mağazaları ve ticari alanların tek çatı altında toplanarak hizmet standardının yeknesak hale getirileceğini belirten Bakan Ersoy, projenin devasa mali kazancını verilerle paylaştı:
Ekonomik Dönüşümün Bilançosu: "Bugüne kadar yüksek ziyaretçi potansiyeline sahip yaklaşık 70 müze ve ören yerimiz farklı işletme modelleriyle yönetilirken, 118 noktada ise hizmet bakanlığımız personeli tarafından yürütülüyordu. 2026-2027 yıllarında açılması planlanan 28 yeni müze de bu sisteme dahil edilecek. Bu bütüncül genişlemeyle birlikte, mevcut 292 personelimizin Bakanlığımızın diğer birimlerinde istihdam edilmesini sağlayacağız. Böylece kıdem tazminatı, SGK primi ve diğer özlük haklarından yıllık yaklaşık 400 milyon lira tasarruf edilecektir. 10 yıllık süreçte bu tasarruf, yeniden değerlemeyle birlikte tam 8 milyar liraya ulaşacaktır."
Bakan Ersoy ayrıca, yeni dönemde fiber altyapı, Wi-Fi sistemleri, 5G entegrasyonu, yapay zeka destekli veri analitiği, AR (Artırılmış Gerçeklik) ve VR (Sanal Gerçeklik) teknolojilerinin yanı sıra dijital arşivleme altyapılarının da devreye alınacağını sözlerine ekledi. Müze mağazalarında sadece Bakanlık belgeli somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı sanatçıların ürünlerinin satılacağını vurgulayan Ersoy, veri güvenliği ve milli veri egemenliğinin projenin en hassas kırmızı çizgisi olduğunu belirtti.
Milli Veri Egemenliğini Güçlendiriyoruz
Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin ise törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin kültür miras alanlarını ortak bir dijital omurga üzerinde buluşturacak güçlü bir "Dijital Kültür Altyapısı" kurduklarını ifade etti. Dönüşümün sadece biletlemeyle sınırlı kalmayacağını, otoparklardan geleneksel el sanatları mağazalarına kadar her alanın fiber ve siber güvenlik ağlarıyla donatılacağını söyleyen Şahin, şu değerlendirmede bulundu:
"Kuracağımız bu altyapıyla kültür ve turizm varlıklarımıza, ziyaretçi deneyimine ve operasyonel süreçlere ilişkin verilerin eksiksiz şekilde ülkemizde tutulmasını sağlayacağız. Bu stratejik veriler, Türkiye’nin en büyük siber güvenlik ve veri merkezlerinde yüksek korumayla yönetilecek. Böylece milli veri egemenliğimizin güçlenmesine kritik bir katkı sunarken, en yüksek yerli teknoloji ve iş gücünü kullanarak önemli bir ekonomik değerin ülkemizde kalmasını sağlayacağız."
Tören, stratejik iş birliği protokolünün imzalanması ve heyetin çektirdiği aile fotoğrafıyla sona erdi.


