Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında, kamuoyunda geniş yer bulan 26 maddelik "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin birinci bölümünü görüşmek üzere toplandı. Oldukça gergin geçen ve gece geç saatlere kadar süren oturumda, kanun teklifinin ilk 6 maddesi muhalefetin şerhlerine ve önergelerine karşın oy çokluğuyla kabul edilerek yasalaştı. Görüşmelerin tamamlanmasının ardından Başkanvekili Buldan, komisyondan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek üzere birleşimi 18 Haziran Perşembe günü saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı. Kabul edilen ilk 6 maddeye ilişkin meclis kürsüsünde muhalefet sözcülerinin dile getirdiği sert yapısal eleştiriler ise tutanaklara şu şekilde yansıdı:

Bakan Fidan, Rusya'da Putin ile Görüştü
Bakan Fidan, Rusya'da Putin ile Görüştü
İçeriği Görüntüle

İdris Şahin: Polislerin Emeğini Hamasetle Geçiştiremezsiniz

Yeni Yol Grubu adına söz alan Ankara Milletvekili İdris Şahin, kanun teklifinin emniyet mensuplarına yönelik tanzimler içeren 3. maddesi üzerinde konuşurken, teşkilatın yapısal olarak yalnız bırakıldığını savundu: "Emniyet Teşkilatımızın sorunları çığ gibi büyüyor. Polis bu ülkede yalnızca mesai yapan bir kamu görevlisi değildir. Bayram sabahı çocuğunun yanında değil nöbette olan, afette, karakol kapısında vatandaşın ilk muhatabı olan kahramanlarımızdır. Devletin eli vatandaşa polisle uzanır; o elin güven vermesi için önce üniformanın içindeki insanın hakkını gözetmek gerekir." Şahin, hamaset yüklü cümlelerin karın doyurmadığını belirterek, "Fazla mesai varsa karşılığı mutlaka olmalıdır. Eksik personelle hizmet yürütülüyorsa bedeli sahadaki polise yüklenemez. Her gün 'Kahraman teşkilatımız' deyip iş özlük haklarına gelince sessiz kalmak adil değildir" dedi.

Müzeyyen Şevkin: Fazla Çalışma İstisna Değil Rutin Haline Geldi

Cumhuriyet Halk Partisi Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin de teklifin 1. maddesine verdikleri önerge üzerine söz alarak, emniyet mensuplarının üzerinde biriken kurumsal ve psikolojik yüklerin altını çizdi: "Polislerimiz terörle mücadeleden asayişe, trafikten afet yönetimine kadar geniş bir yelpazede canlarını ortaya koyarak çalışıyorlar. Ancak düzensiz mesai saatleri, aile hayatını olumsuz etkileyen görev şartları ve ekonomik kaygılar personel üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Son dönemde yaşanan polis intiharları da bu sorunların bireysel değil, yapısal olduğunu gösteriyor. Fazla çalışmanın istisna değil, neredeyse bir rutin haline geldiği bu meslek grubunda, ekonomik karşılığı adil verecek bir fazla mesai ücretlendirme sistemi kaçınılmazdır."

Elvan Işık Gezmiş: Engellilerin İhtiyacı Üzerinden Ormanlar Talan Ediliyor

Teklifin 4. maddesi üzerine söz alan CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, engelli ve yaşlı vatandaşların bakımı adı altında orman arazilerinin imara açılma riskine karşı genel kurulu uyardı:"İlk bakışta sosyal devlet anlayışıyla uyumlu görünen bu düzenleme, aslında hepimizin hassasiyet gösterdiği engelli bireylerin ihtiyaçları üzerinden orman alanlarının yeniden yapılaşmaya açılmasının önünü açmaktadır. Amaç vatandaşımızı doğayla buluşturmaksa, mevcut atıl kamu arazileri neden değerlendirilmiyor?" Düzenlemede net bir koruma kalkanı olmadığını belirten Gezmiş, "Bugün 'devlete ait tesis' denilerek getirilen bu yerlerin, yarın farklı uygulamalarla özel işletmelere devredilmeyeceğinin bir güvencesi yok. Ormanları ekonomik kaynak gören anlayış, şimdi de 'sosyal tesis' adı altında ormanlar üzerindeki baskıyı artırmaktadır" şeklinde konuştu.

Yavuz Aydın: Devlet Vergi Adaleti Yerine Kolay Olanı Seçiyor

İlgili torba yasanın 5. maddesiyle taksici esnafının "hasılat esaslı kazanç tespiti" usulüne geçirilmesini değerlendiren İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, getirilen düzenlemenin kalıcı bir çözüm değil, geçici bir yama olduğunu savundu. Devletin denetim altyapısı kurmak yerine esnafın omzuna keyfi yük bindirdiğini belirten Aydın, "Siz esnafın amortismanını, yakıtını, bakım masrafını, sigortasını ve muhasebe ücretini dikkate almadan sadece hasılat üzerinden bir sistem kurarsanız buna 'vergi adaleti' diyemezsiniz. Devlet, esnafın gerçek kazancını tespit etmek yerine kolay olanı seçmektedir. Bu yaklaşım vergi sistemini sadeleştirmekten çok keyfîleştirmekte ve yeni mağduriyetlere kapı açmaktadır" eleştirisinde bulundu.