Tarihin İbreti: Bilgiden Uzaklaşmanın Bedeli
Osmanlı İmparatorluğu’nun geri çekiliş süreci, sadece askeri bir mağlubiyet değil; bilgiden, teknikten ve stratejik okumadan uzaklaşmanın bir neticesi olarak tarihe geçmiştir. Yedi düvele karşı verilen mücadelede Kop Geçidi ve Çanakkale gibi destansı zaferler kazanılsa da, Sevr ile mühürlenmek istenen bir yıkım süreci yaşanmıştır.
Ancak Türkiye’nin tarih ve talih sarkacı, Sakarya önlerinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları önderliğinde yeniden istikbal yönüne dönmüştür. Bugün, zaferin 110. yılında Kût'ül-Amâre kahramanı Halil Kut Paşa ve aziz askerlerini rahmetle anarken, tarihin bize fısıldadığı en büyük ders; stratejik akıl ve sarsılmaz milli iradenin her türlü kuşatmayı yaracağıdır.
Madencinin Ankara Yürüyüşü: 187 Kilometrelik Hak Mücadelesi
Tarihten bugüne döndüğümüzde, Anadolu’nun bağrından yükselen bir başka vakar tablosuyla karşılaşıyoruz. Yıldızlar Holding bünyesinde çalışan ve yaklaşık 10 aydır alın terlerinin karşılığı olan maaşlarını alamayan maden işçileri, seslerini duyurabilmek için 187 kilometrelik yolu yürüyerek Ankara’ya ulaştı.
Anayasal Hak ve Diplomasi Sınavı
Ankara’da 16 gündür devam eden süreçte madenciler;
-
Sorunun çözümü için her türlü iletişim kanalını zorladılar.
-
Açlık grevleri ve oturma eylemleriyle kararlılıklarını gösterdiler.
-
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın kendilerine tanıdığı demokratik hakları kullanmak istediler ancak birçok engelle karşılaştılar.
Gelecek İçin Doğru Bakış Açısı
Kût'ül-Amâre’de İngiliz tümenini teslim alan irade ile bugün Ankara yollarında hakkını arayan madencinin iradesi, aynı "vakar" kökünden beslenmektedir. Önemli olan, tarihe doğru gözle bakabilmek ve "işçinin hakkını alın teri kurumadan veriniz" düsturunu sadece bir söz değil, bir devlet ve toplum politikası haline getirebilmektir. Tarihinden ders çıkarmayanlar, aynı acıları ve haksızlıkları farklı isimler altında yaşamaya mahkûmdur.



