Şırnak ilinin Uludere ilçesine bağlı Şenoba beldesinde yaşayan kadınlar, Aile Destek Merkezi bünyesinde bir araya gelerek hem yüzyıllık gelenekleri yaşatıyor hem de aile bütçelerine ciddi katkılar sunuyor. Bu merkeze katılan kursiyerlerden biri olan 4 çocuk annesi Düriye Babat, ortaya koyduğu azim ve fedakarlıkla herkese örnek oluyor. Unutulmaya yüz tutmuş yöresel heybeleri büyük bir ustalıkla dokuyan Babat, elde ettiği gelirle 4 çocuğunu da üniversiteye göndererek hayallerini gerçeğe dönüştürmeyi başardı.
Geleneksel Heybeler Artık Çeyizleri Süslüyor
Geçmiş yıllarda bölgedeki berivanlar tarafından günlük işlerde sıklıkla kullanılan bu tarihi heybeler, günümüzde şekil değiştirerek farklı bir anlam kazandı. Rengarenk iplerle büyük bir emek harcanarak hazırlanan bu özel dokumalar, şimdilerde gelin adaylarının çeyizlerini süsleyen en değerli parçalar arasında yer alıyor. Ülkenin dört bir yanından yoğun sipariş alan kadınlar, ayda ortalama 1 adet heybe üretebiliyor. Tamamen el emeği göz nuru olan bu eserler, kalitesine ve işçiliğine göre 20 bin lira ile 30 bin lira arasında değişen fiyatlarla alıcı buluyor.
Evlatlarına Verdiği Sözü Tutmanın Gururunu Yaşıyor
Yıllardır bu mesleği sürdüren ve her ilmekte çocuklarının geleceğini dokuyan Düriye Babat'ın hikayesi ise duyanların yüreğine dokunuyor. Geçmişte ikiz bebeklerini doğum sırasında kaybeden acılı anne, daha sonra dünyaya gelen 4 çocuğunu en iyi şekilde yetiştirmek için kendisine bir söz verdiğini anlatıyor. Evlatlarını okutmak için elinden gelen her şeyi yaptığını ve bu heybeler sayesinde geçimini sağlayarak çocuklarını üniversiteden mezun ettiğini belirten Babat, bugün verdiği sözü tutmanın haklı gururunu yaşıyor.
Kaybolmaya Yüz Tutan Meslek İçin Destek Çağrısı
Maddi durumlarının artık düzeldiğini ancak bu kültürel mirasın yaşatılması gerektiğini vurgulayan cefakar anne, bölge genelinde bu işi yapan çok az sayıda kadın kaldığına dikkat çekiyor. Yüzyıllık geleneğin gelecek nesillere aktarılabilmesi ve bu mesleğin devamlılığının sağlanması için yetkililerden destek beklediğini ifade eden Babat, geleneksel el sanatlarının sadece bir süs eşyası değil, aynı zamanda yaşatılması gereken bir tarih olduğunu hatırlatıyor.