Küresel siyasette ve diplomaside Batı ülkeleri ile Rusya arasındaki restleşme, karşılıklı yaptırım ve diplomatik kısıtlama kararlarıyla yeni bir boyuta ulaştı. Kanada yönetiminin, Doğu Avrupa'daki bölgesel kriz çerçevesinde Moskova'ya karşı ekonomik ve lojistik önlemleri artırmasının ardından Rusya kanadından misilleme gecikmedi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin kurumsal zeminine zarar veren adımlara yanıt olarak geniş kapsamlı bir engelleme listesi yayımladı ve üst düzey Kanadalı yetkililerin ülkeye girişini tamamen engelledi.
İkili İlişkiler Baltalanıyor
Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından konuya ilişkin yapılan resmi yazılı açıklamada, Ottawa yönetiminin dış politika tercihleri ve yaptırım mekanizmaları sert sözlerle eleştirildi. Açıklamada, Kanada hükümetinin Rusya Federasyonu'na yönelik uzun süredir kesintisiz bir finansal ve kurumsal yaptırım stratejisi izlediği, bu durumun uluslararası diplomatik teamüllere aykırı olduğu savunuldu. Kanada'nın bu adımlarının ikili ilişkileri tamamen baltaladığı vurgulanırken, karşılıklılık ilkesi gereğince, yayımlanan listedeki 103 Kanada vatandaşının Rusya topraklarına girişine "kalıcı olarak" yasak getirildiği ilan edildi.
Genelkurmay Başkanı Ve Milletvekilleri Listede
Moskova'nın resmi panellerinde yayımlanan kara listede, Kanada bürokrasisinin ve parlamentosunun en üst düzey isimlerinin yer alması dikkat çekti. Yaptırım listesinin en öncelikli isminin Kanada Genelkurmay Başkanı Jennie Carignan olduğu açıklandı. Carignan'ın yanı sıra, Kanada Federal Parlamentosu'nda görev yapan çok sayıda milletvekili, senatör ve uluslararası ilişkiler komisyonu üyesi de Rusya'nın kalıcı giriş yasağı uyguladığı isimler arasında yer buldu. Kanada hükümeti, daha önceki süreçte Ukrayna'ya destek ve koruma sağlamak amacıyla çok sayıda Rus vatandaşını, ticari holdingi, sivil toplum kuruluşunu ve Rusya deniz ticaret filosuna ait kargo gemilerini kapsayan 162 farklı yaptırım kararı almıştı. Diplomatik kaynaklar, taraflar arasındaki bu kurumsal iletişim kopukluğunun ticari ve konsolosluk faaliyetlerini asgari seviyeye indireceğini öngörüyor.





