Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar'ın dün yaptığı açıklamada dile getirdiği bilişim temelli alanlarda artan öğretim üyesi ihtiyacını karşılamak amacıyla yeni bir model üzerinde çalışmasına yönelik değerlendirme yaptı.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar yaptığı açıklamada, yükseköğretim sisteminin değişen ihtiyaçlarına dikkat çekerek üniversitelerin başarısının artık yalnızca akademik yayınlarla ölçülmediğini belirtti. Özvar, mezunların istihdama katılımı, ekonomiye katkı ve toplumsal faydanın da üniversitelerin performansını değerlendirmede önemli göstergeler arasında yer aldığını söyledi. Özellikle bilişim temelli alanlarda öğretim üyesi ihtiyacının arttığını ifade eden Özvar, farklı disiplinlerden mezunların lisansüstü eğitim yoluyla bu alanlara kazandırılmasını amaçlayan yeni bir model üzerinde çalışıldığını aktardı.

Göreve Geç Başlayan Öğretmenler İçin Düzenleme Talebi
Göreve Geç Başlayan Öğretmenler İçin Düzenleme Talebi
İçeriği Görüntüle

Üniversitelerin bilgi üreten, araştırma yapan ve toplumsal gelişime katkı sağlayan kurumlar olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Durman, "Dijital dönüşümün hızlandığı bir dönemde üniversitelerin yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik ve yazılım teknolojileri gibi alanlarda güçlü akademik kadrolara sahip olması büyük önem taşıyor. Yükseköğretim Kurulumuzun bu alandaki ihtiyaçları gözeterek insan kaynağının geliştirilmesine yönelik attığı adımların, güçlü lisansüstü eğitim programları ve sağlam akademik altyapılarla desteklenmesi halinde yükseköğretim sistemimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" dedi.

Modern üniversitelerin en önemli özelliklerinden birinin disiplinler arası araştırma kültürü olduğunu belirten Prof. Dr. Durman, farklı alanlardan gelen yetenekli gençlerin bilişim alanlarında akademik çalışmalara yönelmesinin bilimsel çeşitliliği ve yenilikçi araştırmaları güçlendirebileceğini söyledi.

Prof. Dr. Mehmet Durman, “Bugün dünyanın önde gelen üniversitelerinde farklı disiplinlerden gelen araştırmacıların veri bilimi ve yapay zeka gibi alanlarda birlikte çalıştıklarını görüyoruz. Bu yaklaşım yalnızca yeni teknolojilerin gelişmesine değil, aynı zamanda farklı düşünme biçimlerinin bir araya gelerek yeni bilimsel ufuklar açmasına da katkı sağlıyor" diye konuştu.

Akademisyen yetiştirmenin uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Durman, kalite güvencesinin bu süreçte belirleyici olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Durman, “Akademisyen yetiştirmek zaman, sabır ve güçlü bir araştırma kültürü gerektirir. Lisansüstü eğitim süreçlerinin sağlam akademik altyapılarla desteklenmesi ve uluslararası bilimsel standartların gözetilmesi büyük önem taşır. Üniversiteler olarak bilimsel kaliteyi önceleyen bir anlayışla ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunmayı görev kabul ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Durman, “Yükseköğretimde atılan bu tür adımların, güçlü kalite güvencesi mekanizmaları ve araştırma odaklı lisansüstü eğitim süreçleriyle desteklenmesi halinde Türkiye'nin bilimsel üretim kapasitesini ve küresel rekabet gücünü önemli ölçüde artıracağına inanıyorum" dedi.

Prof. Dr. Durman, üniversitelerin eğitim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarında daha güçlü bir rol üstlenmesinin Türkiye'nin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. Prof. Dr. Durman, üniversitelerde akademik kaliteyi ve araştırma kültürünü merkeze alan bir yaklaşımın belirleyici olacağını ifade etti.