CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan ile gazeteci İsmail Arı’yı ziyaret etti. Yaklaşık 1,5 saat süren ziyaretin ardından açıklama yapan Özel, “Bugün Tanju Özcan’ın tutuklanmasının birinci ayı ve bugün tutukluluk incelemesi var, bu saatlerde yapılıyor. Ümit ediyoruz ki bu büyük hukuksuzluk, bu tutukluluk incelemesi sonucunda ortadan kalkar. Tanju Başkan da hem ailesine hem Bolu’suna hem de görevine kavuşur. Hiç şüphesiz ki Türkiye’deki belediye başkanlarımızın hepsi görevlerinde başarılı. Ancak geçen yılki anketlerde ilinde oyunu hem seçimde en çok arttıran hem anket sonucunda memnuniyetin en yüksek olduğu illerden biri olan Bolu, bu yaşananları hak etmiyor” açıklamasında bulundu.

TOPLUMUN YÜZDE 60’INA İTİRAZ EDİYOR
Özel, Kuşadası mitingi sonrası hakkında başlatılan ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ soruşturmasına ilişkin, “Erdoğan'a demişim ki; ‘Sen yıllarca Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı yapmış birisin. Aday olup kazansan da kaybetsen de bu iyiydi. Ama şimdi bir darbeci olarak darbe yaparak.’ Arkadaşlar ben bu süreci 19 Mart darbesi yapılmadan 5 hafta önce yaptığım grup toplantısında ‘Bir darbe mekaniği işliyor. Bu mevcut Cumhurbaşkanının kendisinden sonrakini engelleme, mevcut iktidarın kendinden sonraki iktidara darbe girişimidir’ diye tanımlamıştım. Bizim temel tezimiz bu. Bu Türkiye’de yüzde 60 oranında destek görüyor. Bu davanın siyasi olduğunu düşünenler yüzde 60. Hadi bana dava açıyorsun. Milletin yüzde 60’ıyla da mı davalık olacaksın? Bu davayı millet sandıkta çok fena görür. İkinci turda 51 küsürle seçilip de kendine her şeyi hak görene, bugün toplumun yüzde 60’ı inanmıyor bu dediğinden. ‘Bu dava siyasidir’ diyor. Yüzde 25’i ‘Hukukidir’ diyor. Yüzde 15 de ‘Kararsızım’ diyor. 4 kişiden 1'ini ikna etmiş birisi, toplumun yüzde 60’ına itiraz ediyor. Bana bunu söylediğim için, bunun hukuki olmadığını, siyasi olduğunu, siyasi rakiplerine darbe girişimi olduğunu söylediğim için dava açıyor. Bu dava sandıkta görülür” diye konuştu.
İKİ PARTİ ARASINDA AYRIMCILIK YAPILDIĞINI ANLATMIŞ
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin ‘En çok AK Partili belediyelere soruşturma izni veriliyor, siyasi bir ayrım yok’ açıklamasını değerlendiren Özel, şunları söyledi:
“Biz ‘CHP’li belediyeye soruşturma izni neden veriliyor?’ demiyoruz. Gelir müfettiş, soruşturma izni ister. İncelersin, gerekli görürsen verirsin. Adil bir yargılama olur. Ağzımızı açarsak namerdiz. Bugüne kadar açmadık. Ama bugün yapılan haysiyet cellatlığı. Şimdi ‘1000 küsür AK Parti’liye verdik’ diyor, ‘200 küsür CHP’liye.’ CHP’lilerin hepsinin iki koluna iki jandarma giriyor, kamerayı kuruyorlar, yukarıdan çekiyorlar. Dünyanın en büyük suç örgütü çökertilmiş gibi itibar suikastı ile götürüyorlar. Her gün doktora götürüyorlar, getiriyorlar. AK Parti’lilere soruşturma izni verilmiş, bunu Now TV’nin muhabiri İçişleri Bakanının kahvaltısında öğreniyor. Neden? Çünkü izin veriyor kağıt üstünde, soru soruyor kağıt üstünde, cevap veriyor kağıt üzerinde. Olması gerektiği gibi yürüdüğü için. Hangisine sabahın 06.00'sında evin kapısına polisle, kamerayla, ya da hangisinin kaldığı otelin kapısına polis kamerasıyla dayandınız? Onu soruyorum size Sayın İçişleri Bakanı? Yani zaten İçişleri Bakanı adeta benim adıma kamuoyunu aydınlatmış. Ben de bunu anlatıyorum. Soruşturma usulüne göre yürür, suçlu bulunan cezasını çeker. Ama sen AK Parti’de hiç bunu yapma, ‘CHP’de beşte biri kadar’ diyor İçişleri Bakanı. Suçlanan belediye başkanı veya belediyedeki mesele AK Parti’nin beşte biri kadar. AK Parti’den 1 kişiye gözaltı yok, tutuklama yok. CHP’nin tamamına var. İçişleri Bakanı benim şahidim. Bir gün burası halk mahkemesi olsaydı, siz de bana bu soruyu sorsaydınız; ‘Lehe şahit dinletmek istiyorum, yeni İçişleri Bakanımız önceki Erzurum Valimiz gelsin anlatsın’ derdim. Bunu anlatırdı. Sağ olsun, Allah razı olsun İçişleri Bakanı, nasıl iki parti arasında ayrımcılık yapıldığını anlatmış.”
VERDİĞİMİZ ID'LER DOĞRU
Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkındaki iddialarını tekrarlayarak, "Siyaset, milletin aklında bir soru varsa ‘Sus’ denince susulacak yer değildir. Birincisi bu. İkincisi Erdoğan’a soruyorum; madem Akın Gürlek’i susturdun yani turpun küçüğünü, turpun büyüğü olarak soruyu sen cevapla. Biz ortaya sorular koyduk, ID numaraları söyledik, her biri doğru. Bakın bakanlık elinizde, bütün belediyeler elinizde, herkes biliyor. Verdiğimiz tüm ID’ler doğru. Çevre Bakanlığı diyebiliyor mu ‘Hayır Özgür Özel’in söylediği bu taşınmazlarla Akın Gürlek’in hiçbir zaman ilgisi olmamıştır.’ Gidince görüyorsunuz. Almış, biz bunları yaz boyunca üzerine gitmeye başladıkça tık tık tık elden çıkartmış, satmış. Mal beyanı sadece tapudan mı ibarettir? Yoksa mal beyanında hepimizin yaptığı gibi banka hesap numaraları ve içerideki paralar da var mıdır? Mal beyanı tek kişiden mi ibarettir? Eş de var mıdır? Eşin üzerine kayıtlı olanlar var mıdır? Ben bu konuda söyleyeceklerimi söyledim ve cevabı bekliyorum. Ne yaşanacak bekliyorum. Bu haftayı, gelecek haftayı bekliyorum. O yüzden biri ‘Sus’ dedi diye susulmaz. Cumhurbaşkanının görevi atadığını susturmak değil, atadığı kişiyle ilgili şüphe varsa kamuoyunun en açık ve şeffaf şekilde bilgilendirilmesini talep etmektir. O yapmıyorsa, sen yapacaksın. Bu durum ‘Ha efendim Cumhurbaşkanı çok büyük sıkıntıda.’ ‘Neden sıkıntıda?’ ‘Çünkü parti içinde çok acayip itirazlar var bu işe.’ Tamam. Bir yanlış iş yaptıysan, bir geri adım atarsın. Ama atamayacak haldeysen, nasıl bir ilişkinin içindeysen onu ben bilmem.”
YAŞANANLARA İNANAMIYORUM
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın bu hafta AK Parti’ye geçeceği iddialarını değerlendiren Özel, “Şimdi git AK Parti’ye katıl, ondan sonra AK Parti’ye katılınca hapse atılmaktan kurtul. Topuklu Efe, şimdi de burada Tosuncuk Efe. Hadi layığını buldun. Alın göreyim. Recep Bey, al bakalım, tak rozeti. Osman da alkışlasın ‘Hayvanlar Yarışıyor’un en önünde oturanlar gibi, şakşak alkışlıyor. Grup toplantısına mutlaka davet edin, Turgut Altınok’la Osman Gökçek yan yana otursunlar. Aralarına da Tosuncuk’u koyun. Tosuncuk oradan çıkıp gitsin böyle övmeye Tayyip Erdoğan’ı. Tosuncuk böyle koşa koşa kürsüye doğru gitsin. En layığınız bu sizin. Sen de gelince kafadan seversin, böyle enseden. Topuklayan Efe’yi de çağırın, topuklasın gelsin Aydın’dan. O da alkışlasın çılgınca. Bu sizinle layığınız. Karikatür gibisiniz. Distopik romana çevirdiniz memleketi. Yaşananlara, yaşadıklarımıza ben inanamıyorum” değerlendirmesinde bulundu.
HAYSİYET CELLATLIĞI YAPMAK KOLAY
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın rüşvet operasyonunda otel odasında gözaltına alınma görüntülerinin yayınlanması ile ilgili Özel, "İçişleri Bakanlığı’na bağlı polisler Ankara Emniyeti bize diyor ki ‘Biz yapmadık, haberimiz bile yoktu. İstanbul’dan geldiler, bize güvenmediler. İstanbul’dan istihbarat almışlar otelde olduğuna dair, otelin kapısını çalıp o videoları çekmişler.' O videoları, İçişleri Bakanına soruyorum; 1,5 saat içinde yandaş basına servis edildi. O videoları çeken polis, o videoyu gitti birine emanet etti. Ya da kendi yaptı. Ya da emanet ettiği yerde yaptı. Bunlar hakkında soruşturma açtınız mı? Ya da onlar savcılığa mı verdiler? O zaman savcıya sorun bakalım bunu kim verdi buraya? Öyle haysiyet cellatlığı yapmak kolay. O yüzden bu soruların hepsine teker teker cevap bekliyoruz” açıklamasında bulundu.

BUNLARI SİLİP, SÜPÜRECEĞİZ
Özel, görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun bilirkişi davasındaki savunmasına açılan soruşturma hakkında ise “Ekrem İmamoğlu, hakkında açılan bütün davalarda kendini yargılayanları yargılayacak kadar haklı bir zemindedir. Yapılan bütün iş ve işlemler tamamen bir siyasetçiyi 'siyaset yasağı olsun' diye cezalandırmak. Şimdi dikkat ediyorsunuz ufak ufak suçlardan açıyorlar. ‘Cezayı verelim, istinafta onaylayalım, aday olamasın.’ Neden korkuyorlar? ‘Efendim diploma istinaftan döner, Danıştay’dan döner. Bu mahkemenin kesinleşmesi seçime kadar yetmez. Aday olursa bizi siler süpürür’ diye korkuyorlar. O yüzden minik minik davalar açılıyor. Bunu da o sebepten açmışlardır. Ekrem İmamoğlu aday olduğu noktada bunları silecek süpürecek. Ekrem İmamoğlu aday olamadığı noktada aday olan kim olursa olsun bunları silecek süpürecek. Bakın şu kadarını söylüyorum. Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı yüzde 60’ın altında oy alırsa seçim sonucunu başarısızlık sayacağım, iktidara gelsek bile” dedi.


