İstanbul’da 2 kadının öldürülüp bedenlerinin bavul ve poşetlerle farklı ilçelerdeki çöp konteynerlerine dağıtılması davasında karar çıktı. Kayıp ihbarlarının ardından güvenlik kameralarını inceleyen siber ve asayiş ekiplerinin takibiyle yakalanan Dilshod Turdimurotov (31) ve Gofurjon Kamalkhodjaev’in (29) yargılandığı dava, İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlandı. Mahkeme heyeti, kamuoyunda infial yaratan katil zanlılarına hiçbir ceza indirimi uygulamadı.
KAMERALAR VAHŞETİ ADIM ADIM KAYDETTİ
Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre, Özbekistan’dan Türkiye’ye gelen Sayyora Ergashaliyeva’dan (32) haber alamayan ailesinin başvurusu üzerine emniyet güçleri geniş çaplı bir teknik takip başlattı.
İncelenen güvenlik kamerası kayıtlarında, iki sanığın 24 Ocak tarihinde Ümraniye'deki eve defalarca siyah çöp poşetleriyle girip çıktıkları, ardından beyaz bir valizle adresten ayrıldıkları saptandı. Ticari taksiyle Fatih'e giden ve valizdeki ceset parçalarını çöp konteynerlerine bırakan zanlıların, ardından Yenikapı Marmaray İstasyonu'na kaçtıkları belirlendi. Çapraz sorguda, evde kalan diğer Özbek kadın Durdona Khakımova’nın (36) da aynı yöntemle kesici aletle katledildiği itiraf ettirildi.
SUÇU BİRBİRLERİNİN ÜZERİNE ATMAYA ÇALIŞTILAR
Duruşmada savunma yapan sanıklar cinayetleri tek başlarına işlediklerini iddia etti. Gofurjon Kamalkhodjaev, "Sayyora benim dini nikahlı eşimdir. Namus sebebiyle tek başıma öldürdüm. Diğer sanık Dilshod’un bana yardımı olmadı. Diğer maktulü ben öldürmedim, bavul taşırken yardım ettim ama içinde ne olduğunu bilmiyordum" dedi.
Diğer sanık Dilshod Turdimurotov ise suçunu itiraf ederek, "Ben sadece Durdona’yı namus meselesinden öldürdüm. Kafam yerinde olmadığı için cesedi parçaladım. Yaptığım işlerin izahı yoktur, en ağır cezayı hak ediyorum" ifadelerini kullandı.
MAHKEME BAŞKANINDAN 'DİNİ ALET ETMEYİN' TEPKİSİ
Öldürülen Durdona Khakımova’nın 7 yıllık dini nikahlı eşi olduğunu belirterek müşteki sıfatıyla ifade vermek isteyen Erhan Dursun'un, maktulün aslında bir başkasıyla resmi nikahlı olduğunu söylemesi üzerine mahkeme başkanı müdahale etti. Başkan, "Maktulle resmi nikahın yoksa sen müşteki sıfatıyla dinlenemezsin. Resmi nikahı olan kişiyle senin dini nikahın nasıl oluyor? Bari dini bu işlere alet etmeyin" diyerek tepki gösterdi.
HİÇBİR İNDİRİM UYGULANMADI
Adalet Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmada savcı, mütalaasını tekrarlayarak en üst sınırdan ceza istedi.
Kararını açıklayan mahkeme heyeti, her iki sanığı da “Tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanıklara ayrıca, katlettikleri kadınların eşyalarını çalmaları nedeniyle “Kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan da 2’şer kez 7’şer yıl (toplam 14 yıl) kesinleşmiş hapis cezası verildi.




