Elazığ'ın Karakoçan ilçesine bağlı Koçyiğitler köyünün Ürünlü mezrasında, önceki gün çıkan ev yangınında ölü bulunan Hayriye ve Ağa Üykü çiftinin silahla katledildiğinin belirlenmesinin ardından güvenlik güçleri operasyon düzenledi. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında 2 şüpheli gözaltına alındı. Yakalanan şüphelilerin jandarmadaki ifade ve sorgu işlemleri sürüyor.
YANGIN SÜSÜ VERİLDİ, OTOPSİ VE ZİYNET EŞYASI DETAYIYLA CİNAYET AYDINLANDI
Olay, 4-5 hanenin bulunduğu Ürünlü mezrasındaki 2 katlı müstakil evde meydana geldi. Gece saatlerinde evden dumanların yükseldiğini gören çevredekilerin ihbarı üzerine adrese Karakoçan Belediyesi itfaiyesi ve jandarma ekipleri sevk edildi. İtfaiyenin müdahalesiyle alevler kontrol altına alındı; evde yapılan incelemede Ağa Üykü ve eşi Hayriye Üykü'nün cansız bedenlerine ulaşıldı.
İlk etapta dumandan zehirlenme kaynaklı ev yangını olarak değerlendirilen olay, cenazelerin Fırat Üniversitesi Hastanesi morguna ve ardından Malatya Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığına sevk edilmesiyle yön değiştirdi. Yapılan otopside, Üykü çiftinin vücutlarında kurşun izleri tespit edildi ve çiftin silahla vurularak öldürüldüğü kesinleşti.
Adli tıp tespitlerinin ardından İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince evde gerçekleştirilen detaylı incelemede, Hayriye Üykü'ye ait altınların bir kısmının ve ziynet eşyalarının kayıp olduğu belirlendi. Cinayet ve yağmanın ardından faillerin delilleri karartmak amacıyla evi kasten ateşe verdiği tespiti kayıtlara geçti.
FAİLLERİN TANIDIK OLDUĞU ŞÜPHESİ
Güvenlik güçleri, olayın gerçekleştiği yerin koşullarını incelemeye aldı. Yalnızca 4-5 haneden oluşan mezrada, Üykü çiftinin gece yarısı kapıyı açmış olması nedeniyle faillerin çift tarafından tanınan kişiler olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Olayı en az 2 kişinin gerçekleştirdiği şüphesi ağırlık kazanırken, soruşturmanın seyrini değiştiren bulgular üzerine Elazığ Cumhuriyet Başsavcısı bizzat mezraya giderek olay yerinde incelemelerde bulundu. Jandarma ekipleri, kayıp ziynet eşyalarının ve delillerin izini sürmek amacıyla mezra ve çevresinde arama köpekleriyle geniş çaplı tarama gerçekleştirdi. Başsavcılığın "Üykü Çifti Cinayeti" dosyası kapsamındaki çok yönlü soruşturması devam ediyor.
GAZETECİ GÜLNUR ÜYKÜ'NÜN ANNE VE BABASI YAN YANA DEFNEDİLDİ
Otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından Ağa ve Hayriye Üykü'nün cenazeleri yakınları tarafından teslim alınarak Ürünlü mezrasına götürüldü. Hayatını kaybeden çiftin, Habertürk TV Kurgu Şefi Okan Kalpakçıoğlu’nun eşi, NTV Kültür Sanat Editörü Gülnur Üykü Kalpakçıoğlu’nun anne ve babası olduğu öğrenildi. Çift, kılınan cenaze namazının ardından aile kabristanında yan yana toprağa verildi.
OĞULLARI DÜZGÜN ÜYKÜ: BİZ KAZA DİYE BİLİYORKEN FARKLI ŞEYLER ÇIKTI
Cenaze töreninin ardından konuşan çiftin oğulları Düzgün Üykü, faillerin cezalandırılmasını isteyerek şu açıklamada bulundu:
"Kimsenin hak etmediği bir ölüm şekli. Annem babam kimseye kötülük yapan yapıya sahip insanlar değildi. Evimiz yol üstü, herkesin evi gibiydi. Herkesin annesi, babası, kardeşi var. Allah herkese hayırlı ölüm nasip etsin. Ölüm haktır ama bu hak değildir. Biz kaza diye biliyorken farklı şeyler çıktı. Bunu yapan kişilerin bulunmasını temenni ediyoruz. Allah yanlarına bırakmasın. İnsanlığın artık bir kendine gelmesi gerekiyor. Para için, pul için can almaya, kıymaya gerek yok. Son geleceğimiz nokta burası. Bundan öte yol yok. Gelen bütün arkadaşlarımıza, köylülerimize, eşimize dostumuza teşekkür ederiz. Allah razı olsun. Allah kimseye böyle şeyler yaşatmasın. Burada katledilen 2 can var. Allah kimseye yaşatmasın. Burada yaşayan insanlar olarak, bu yaptı, şu yaptı diye kimseye iftira atmak durumunda değiliz. Düşman sahibi insanlar da değiliz. Düşman sahibi olacak şeyler yapan insanlar da değiliz. Sonuç olarak insanoğlu nefsine yenik düşebiliyor, 2 bileziğe 1 yüzüğe tav olup insanları katledebiliyor. İnsanlığın kendisine gelmesi gerekiyor. Herkesin nefsine sahip olması gerekiyor. Bugün annem babam öldürüldü. Annem babamın ön otopsi raporunda sırtından vurulduğu tespit ediliyorsa, bunu yapanların bulunup en azından başkalarına zarar vermemeleri adına yakalanması gerekiyor. Biz ceza veren mecra değiliz. Yetkilileri devlet kurumlarıdır."



