Ordu’da 2024 yılında meydana gelen ve kamuoyunda büyük hassasiyet yaratan 5 yaşındaki E.D.’ye yönelik ağır mağduriyet davasında yargılama sürecinde önemli bir aşamaya gelindi. Davanın celse arasında mütalaasını sunan Cumhuriyet Savcısı, tutuksuz yargılanan sanığın en üst sınırdan cezalandırılmasını talep etti.

Savcılık En Üst Sınırdan Ceza İstedi

Karadeniz bölgesini sarsan olayın ardından açılan davanın son duruşmasında iddia makamı mütalaa hazırlığı için süre talep etmiş ve mahkeme heyeti duruşmayı 9 Ekim tarihine ertelemişti. Beklenen mütalaa, savcılık tarafından mahkeme dosyasına sunuldu.

Mütalaada yer alan teknik detaylar ve hukuki gerekçeler şu şekilde sıralandı:

  • Savcılık; müşteki beyanları, Çocuk İzlem Merkezi bünyesinde uzmanlar eşliğinde alınan mağdur ifadeleri, adli görüşme değerlendirme raporları ve soruşturma safhasında toplanan tüm somut delilleri değerlendirerek suçun işlendiğinin sabit olduğunu belirtti.

  • İddia makamı, eylemin tek bir kez değil, birden fazla kez tekrarlanarak zincirleme şekilde gerçekleştirildiğini vurgulayarak sanığa verilecek cezada yasal artırım uygulanmasını talep etti. Bölge hukukçuları, bu talebin 35 yıldan başlayan bir hapis cezasını öngördüğünü ifade ediyor.

    Antalya'da Orman Yangını: Çok Sayıda Hava Aracı Sevk Edildi
    Antalya'da Orman Yangını: Çok Sayıda Hava Aracı Sevk Edildi
    İçeriği Görüntüle

35 Yıllık Talep Karşısında Tutuklama İstiyoruz

Mağdur çocuk E.D. ve annesinin hukuki sürecini yürüten avukat Elvan Karal, savcılığın mütalaası sonrası yargılamadaki son durumu paylaştı. Karal, öngörülen cezanın ağırlığı nedeniyle sanığın kaçma şüphesinin doğduğunu belirterek şu açıklamalarda bulundu:

"Başsavcılık makamı da yürüttüğümüz hukuki mücadeleyle aynı doğrultuda bir görüş bildirerek sanığın zincirleme şekilde cezalandırılmasını istedi. Talep edilen ceza alt sınırı 35 yıl gibi oldukça ciddi bir süreyi kapsıyor. Biz de bu ağırlık karşısında şahsın adli kontrol şartıyla serbest olmasının risk taşıdığını, kaçma şüphesine karine oluşturduğunu belirterek tutuklama talep ettik. Ancak mahkeme, soruşturma aşamasındaki bir aylık tutukluluk süresini şimdilik yeterli görerek bu talebimizi reddetti. 9 Ekim'deki duruşmada adaletin tecelli etmesini umut ediyoruz."

Akıl Sağlığı Raporu Çıktı: İndirim Uygulanmayacak

Dava dosyasında sanığın cezai ehliyetine yönelik yapılan incelemeler ve sağlık kurullarından alınan raporlar da netleşti. Avukat Karal, sanığın süreç içinde aldığı akıl sağlığı raporuna ilişkin, "İlgili adli tıp kurulu raporunda şahsın vakanın gerçekleştiği tarihte bilincinin tamamen yerinde olduğu ve herhangi bir akıl hastalığının bulunmadığı kesinleşmiştir. Bu sebeple mahkeme heyeti tarafından verilecek olası bir cezada herhangi bir iyi hal, indirim veya cezasızlık durumu hukuken söz konusu olamayacaktır" diyerek hukuki sürecin tavizsiz ilerlediğini aktardı.