Muğla'nın Bodrum ilçesi, sanatın iyileştirici gücünü ve yaş tanımayan doğasını gözler önüne seren sıcacık bir insan hikayesine ev sahipliği yapıyor. Gençlik yıllarında büyük bir hevesle başladığı resim sanatına zorlu hayat şartları nedeniyle tam yarım asır ara vermek zorunda kalan 85 yaşındaki Gülten Altun, yıllar sonra yeniden tuval ve fırçayla buluşmanın haklı gururunu yaşıyor.
Kızının Yönlendirmesiyle İkinci Baharını Yaşıyor
İstanbul'da yaşadığı dönemde resimle yakından ilgilenen ancak uzun yıllar bu tutkusundan uzak kalan Altun, eşini kaybettikten sonra yaklaşık bir yıl önce Bodrum'da yaşayan kızının yanına taşındı. Evdeki vaktini daha verimli geçirmesi için kızının teşvikiyle Bodrum Halk Eğitimi Merkezi'nde açılan resim kursuna kayıt yaptıran Gülten Altun, burada adeta ikinci baharını yaşamaya başladı. Kısa sürede yeteneğini yeniden ortaya çıkaran ve art arda eserler üreten Altun, kurs sayesinde hem yeni dostluklar edindiğini hem de üretmenin mutluluğunu tattığını belirtiyor.
Sevdiğiniz Şeyleri Yapmak Yaş Gerektirmiyor
Sanatın insanın ruhunu beslediğini vurgulayan Gülten Altun, yeniden resim yapmanın kendisine çok iyi geldiğini şu samimi sözlerle ifade etti:
"Resmi seviyorum, bu sevginin devamı buralara kadar geldi. Burada insanlarla bir arada olmak, dost edinmek ve çok iyi bir öğretmenle çalışmak harika. Öğretmenimizin sayesinde çok güzel eserler ortaya çıktı. Gençler resim yapmayı seviyorsa ve yetenekleri varsa hiç düşünmesinler. Benim yaşımda olanlar da güzel zaman geçirmek için böyle aktivitelere yönelebilirler. Sevdiğiniz her şey sizin için yaş gerektirmiyor; mühim olan hangi yaşta olursanız olun fırsatınız olduğunda sevdiğiniz şeyleri yapmanız."
Sekiz Tablo Yaptı, Aralıksız Üretiyor
Altun'un kurs öğretmeni ve ressam Melike Çağıcı ise öğrencisinin azmine ve çalışkanlığına hayran kaldığını dile getirdi. Bodrum'un sanatçılara ilham veren atmosferinin bu güzel buluşmada etkili olduğunu belirten Çağıcı, süreci şu sözlerle anlattı:
"Gülten Hanım'ın geçmişten gelen kuvvetli bir resim altyapısı vardı. Yıllarca severek çalışmış ancak ara vermek zorunda kalmış. Şimdi o sevgiyi yeniden tuvale döküyor ve severek kursa geliyor. Disiplini ve heyecanıyla diğer kursiyerlere de çok güzel bir örnek oluyor. Sene başından beri 8 tablo yaptı, durmaksızın ve büyük bir istekle üretiyor. Öğrenmenin ve sanatın gerçekten hiç yaşı yok."



