Orta Doğu'da gerilim tırmanırken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ordu subaylarının mezuniyet töreninde yaptığı son açıklamalar uluslararası kamuoyunda infial yarattı. İkinci Dünya Savaşı dönemindeki Nazi retoriklerini ve aşırı sağcı "Sosyal Darwinizm" teorilerini andıran sözler sarf eden Netanyahu, bölgede güce dayalı bir düzeni savundu.
Nazi Almanya'sı Ve Sosyal Darwinizm Benzetmesi
Netanyahu, yeni subayların katıldığı resmi törende yaptığı konuşmada, küresel ve bölgesel diplomatik ilkeleri hiçe sayan ifadelere yer verdi. Kendisinin bir kâhin olmadığını belirterek başladığı konuşmasında, uluslararası hukuku dışlayan şu iddialarda bulundu:
"Bölgemizde ve giderek tüm dünyada ayakta kalmayı belirleyen tek bir unsur var, bunu çok iyi biliyorum: Güçlü olanlar hayatta kalır. Bu düzende zayıflara asla yer yoktur; yenilip, yok olup giderler."
Bu sözler, Adolf Hitler liderliğindeki Nazi Almanya'sının temel ideolojisini oluşturan "zayıf halkların ve toplulukların yaşama hakkı olmadığı" fikriyle ve insan toplumlarını orman kanunlarına indirgeyen Sosyal Darwinizm teorisiyle birebir örtüştüğü gerekçesiyle dünya genelinde sert eleştirilerin hedefi oldu.
Lübnan Ve Suriye'de İşgali Sürdürme Kararlılığı
Konuşmasının devamında askeri operasyonlara ve sınır ötesi stratejilere değinen Netanyahu, Gazze Şeridi, Lübnan ve Suriye eksenindeki işgal politikasından geri adım atmayacaklarını açıkça beyan etti:
-
İsrail ordusunun güneyini işgal altında tuttuğu Lübnan'daki mevcut pozisyonlarını koruyacağını ve bu bölgelerden kesinlikle çekilmeyeceklerini ileri sürdü. Savunma Bakanı Yisrael Katz ile birlikte İsrail Silahlı Kuvvetleri'ne verdikleri temel talimatın, sınırlama olmaksızın "hareket serbestisi sağlamak" olduğunu aktardı.
Uzmanlar, Netanyahu'nun bu açıklamalarının bölgedeki ateşkes umutlarını tamamen baltaladığını ve sivilleri hedef alan operasyonların genişleyerek devam edeceğinin bir sinyali olduğunu vurguluyor.




