Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nün (MIT) hazırladığı rapor, yapay zeka araçlarının okulda uzun yıllardır uygulanan geleneksel eğitim ve öğretim yöntemlerine meydan okuduğunu belirtti. Araştırmaya göre öğrenciler, derslerde veya ödevlerde en ufak bir zorlukla karşılaştıklarında analitik düşünme süreçlerini devreye sokmak yerine doğrudan yapay zeka araçlarına yöneliyor. Bu durumun öğrencilerin gerçek performansını ölçmeyi de oldukça zorlaştırdığına dikkat çekildi.
Öğretmen-Öğrenci İlişkisi ve Sosyal Bağlar Zayıflıyor
Raporda, yapay zeka kullanımının getirdiği en büyük risklerden birinin iletişim eksikliği olduğu vurgulandı. Öğrencilerin öğretim görevlileriyle akademik temasa geçmek yerine yapay zekayı tercih etmesi, hoca-öğrenci ilişkisini zayıflatan başlıca etkenler arasında gösterildi.
Bunun yanı sıra öğrencilerin birlikte ders çalışma ve sosyalleşme alışkanlıklarından uzaklaşmaya başladığı, bu durumun da akademik izolasyonu artırdığı kaydedildi. Çevrim içi sınavlar, ofis saatleri ve çalışma grupları gibi alanlarda yapay zekanın baskın hale gelmesinin öğrenme deneyimini sekteye uğrattığı belirtilerek, eğitimde bu araçların kullanımına yönelik daha kapsamlı ve dengeli politikaların geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.





