Gazze Şeridi’ne yönelik yıllardır süren acımasız ablukayı ve insani dramı tüm dünyanın gözü önüne sermek amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu, uluslararası sularda bir kez daha İsrail ordusunun hukuk dışı müdahalesine maruz kaldı. Yaşanan bu sıcak gelişmenin ardından Türkiye Cumhuriyeti, Akdeniz’in ortasında alıkonulan aktivistler için geniş kapsamlı bir tahliye operasyonu başlattı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, sivil katılımıyla organize edilen filodaki Türk vatandaşlarının ve farklı ülkelerden gelen yabancı aktivistlerin güvenli bir şekilde tahliye edilmesi amacıyla düğmeye basıldığını ilan etti. Ankara’nın bu hızlı ve kararlı hamlesi, uluslararası diplomasi koridorlarında geniş yankı uyandırdı.
Özel Uçak Seferleriyle Getirmeyi Planlıyoruz
Uluslararası sulardaki korsan müdahalenin ardından diplomatik temasları en üst düzeyden yürüten Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı resmi açıklamada tahliye planının detaylarını paylaştı. Filoya gerçekleştirilen gayrihukuki müdahalenin hemen ardından alıkonulan Türk vatandaşlarının can güvenliğini ve haklarını korumak amacıyla devletin ilgili tüm kurumlarının koordineli bir şekilde, adeta zamanla yarışarak çalıştığını belirten Bakan Fidan, "Bugün düzenleyeceğimiz özel uçak seferleriyle vatandaşlarımızı ve üçüncü ülkelerden katılımcıları Türkiye'ye getirmeyi planlıyoruz" ifadesini kullandı. Fidan ayrıca, Ankara’nın Filistin halkına olan tarihsel desteğini ve Gazze'deki sivillere karşı üstlendiği insani sorumlulukları her ne pahasına olursa olsun kararlılıkla sürdüreceğinin altını kalın çizgilerle çizdi.
Uluslararası Sularda İkinci Büyük Saldırı
Gazze'deki ambargoyu delerek bölge halkına ilaç, gıda ve yaşamsal insani yardım malzemeleri ulaştırmayı hedefleyen Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu, nisan ayından bu yana İsrail ordusunun yakın markajındaydı. Filo, ilk olarak 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında, Yunan kara sularından birkaç deniz mili uzaklıkta yine uluslararası sularda seyrederken İsrail donanmasının engellemesiyle karşılaşmıştı. Gazze'ye henüz 600 deniz mili mesafedeyken gerçekleştirilen o ilk korsan saldırıda İsrail ordusu, 177 hak savunucusunu hukuka aykırı şekilde alıkoymuş ve sivil aktivistlere yönelik kötü muamelede bulunmuştu.
Dünya kamuoyunun tepkilerine rağmen geri adım atmayan İsrail ordusu, 44 farklı ülkeden 428 aktivistin yer aldığı ve toplamda 50 tekneden oluşan dev filoya, 18 Mayıs günü Gazze'ye doğru uluslararası sularda yol alırken çok daha sert yeni bir saldırı düzenledi. Teknelerdeki sivilleri hukuki hiçbir dayanağı olmadan esir alan İsrail güçlerinin alıkoyduğu aktivistler arasında 78 Türk katılımcı da bulunuyordu.
İsrail Sivil İnsani Girişimleri Kronik Olarak Hedef Alıyor
Yaşanan bu son saldırı, Tel Aviv yönetiminin uluslararası hukuku hiçe sayan ilk eylemi değil. İsrail ordusu, geçtiğimiz yılın ağustos ayında da (Ağustos 2025) benzer bir barbarlığa imza atmıştı. O dönemde de 44'ten fazla ülkeden gelen 500'ün üzerinde vicdan sahibini taşıyan ve 40'tan fazla tekneden oluşan Küresel Sumud Filosu, yine uluslararası sularda acımasızca durdurulmuş ve sivil insani yardım ağı çökertilmek istenmişti. Türkiye’nin başlattığı bu son hava tahliye operasyonuyla, insani koridorun açık tutulması ve dünya genelinden gelen aktivistlerin can güvenliğinin garanti altına alınması hedefleniyor. Özel uçakların akşam saatlerinde Türkiye’deki askeri ve sivil havalimanlarına iniş yapması bekleniyor.





