Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mahkemenin parti kurultayına yönelik verdiği ve siyaset dünyasında deprem etkisi yaratan “mutlak butlan” kararının ardından sessizliğini bozdu. Sözcü TV canlı yayınında gazetecilerin karşısına çıkan Kılıçdaroğlu, yargı kararını neden kabul ettiğini ve bundan sonraki yol haritasını çarpıcı ifadelerle duyurdu.
Soruları Önceden İstediğim İddiası Asılsız
Canlı yayının hemen başında sosyal medyada ortaya atılan "gazetecilerden soruları önceden talep ettiği" yönündeki iddialara doğrudan yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Öyle bir şey kesinlikle yok, hiçbir soruyu önceden talep etmedim” diyerek iddiaları yalanladı. Programın moderatörü Senem Toluay Ilgaz ile gazeteciler Aslı Kurtuluş Mutlu ve Barış Terkoğlu da iddiaların gerçeği yansıtmadığını canlı yayında teyit etti.
Kabul Etmeseydim Valilik Kayyum Atayacaktı
Gazetecilerin, mahkemenin kurultayı geçersiz kılan "mutlak butlan" kararını neden kabul ettiğine ve partinin başına yeniden geçme sürecine dair yönelttiği soruya Kılıçdaroğlu şu sert ve net karşılığı verdi:
"Eğer ben bu yasal ve hukuki mutlak butlan kararını kabul edip görevi devralmasaydım ne olacaktı biliyor musunuz? Buraya valilik tarafından bir kaymakam kayyum olarak atanacaktı. Siz koca çınar olan bu partiye bir kayyumun gelmesini ister miydiniz? Üstelik bu kararla birlikte sadece ben tek başıma dönmüyorum; eski yönetim, parti meclisi olduğu gibi tam kadro görevine geri geliyor."
Benden Neden Korkuyorlar? Çünkü Arınma Yapacağım
Parti içi muhalefete ve kendisini eleştirenlere meydan okuyan Kılıçdaroğlu, geri dönüşünün asıl amacını şu sözlerle özetledi: "Benden neden bu kadar korkuyorlar? Hangi gerekçeyle çekiniyorlar? Çünkü ben partide tam bir arınma hareketi yapacağım, bundan korkuyorlar. Bu partide her türlü demokratik eleştiri, ciddi itirazlar yapılır ve bu bizim kültürümüzdür. Ancak bu parti hiçbir zaman kirli ilişkilere sahne olmamıştır, kapalı kapılar ardındaki ilişkileri bağrında barındırmaz. Hukuk bize çok basit bir görev veriyor: Partiyi yasal olarak devralın ve hiç kimsenin üzerinde en ufak bir şaibe iddia edemeyeceği, tamamen şeffaf ve demokratik bir kurultay sürecine götürün. Olay bu kadar nettir."
Yargıyla Görüştüğümü Kanıtlasınlar Yarın Bırakırım
Karardan bir gün önce yayımladığı "arınma" temalı video hatırlatılarak, mahkemenin bu kararından önceden haberdar olup olmadığı yönündeki şüpheleri de açık yüreklilikle yanıtlayan Kılıçdaroğlu, adli mekanizmalara müdahale iddialarına sert çıktı:
"Ben bu kararın çıkacağını önceden bilseydim, bir gün öncesinde öyle bir video mu yayınlardım? Ben zaten periyodik olarak normal videolar çekip kamuoyuyla paylaşıyorum. Buradan açıkça meydan okuyorum: Eğer bir gün benim bu dava için mahkemeye gittiğimi, bir yargıçla görüştüğümü ya da herhangi bir şekilde bu adli karara etki edecek bir ilişkide bulunduğumu kanıtlarsanız, yarın sabah CHP Genel Başkanlığını tamamen bırakırım. Bu iddialar doğrudan doğruya beni yıpratma amacıyla üretilen asılsız söylemlerdir."
Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarih boyunca pek çok siyasi sıfatla itham edildiğini ancak ahlaki üstünlüğüne asla leke sürülmediğini belirten Kılıçdaroğlu, partinin yüksek ahlaki kültürünü korumak adına tüm kirliliklerden arınma sürecini kararlılıkla tamamlayacaklarını vurguladı.




