Toplantı sonrası sert açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararlarını hiçe sayan bu adımı "antidemokratik bir kalkışma" ve "yargı vesayeti" olarak nitelendirerek, kararın iktidar dahil tüm siyasi partiler için büyük bir tehdit olduğunu vurguladı ve İYİ Parti'nin demokrasiden yana taraf olduğunu ilan etti.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği "mutlak butlan" kararı ve Özgür Özel'in görevden uzaklaştırılması, başkentte taşları yerinden oynattı. Gelişmeler üzerine İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Başkanlık Divanı ve Meclis Grubu’nu parti genel merkezinde acil koduyla olağanüstü toplantıya çağırdı. Toplantının ardından kameraların karşısına geçen Dervişoğlu, yargı eliyle siyasete yapılan müdahaleye zehir zemberek sözlerle yüklendi.
75 Yıllık Çok Partili Sistem Hedef Alındı
Alınan kararın sadece tek bir partiyi ilgilendirmediğini, Türk demokrasisinin temeline dinamit koyduğunu belirten Müsavat Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Kurultaydan 2 yıl sonra başlatılan hukuki sürecin sonunda açıklanan bu karar; yalnızca bir siyasi partiyi değil, Türkiye’nin 75 yıllık çok partili siyasal düzenini, seçme ve seçilme hakkını, hukuku, ülkenin bugününü ve istikbalini hedef almıştır. Tam ve kamil demokrasilerde siyasi partilere ödülü de cezayı da milletimizden başkası veremez. İktidarını sürdürebilmek için bu yöntemlere tenezzül edenler, adalet kalemizin burçlarında gedik açmıştır."
İYİ Parti Taraftır: Bu Bir Yargı Vesayetidir
Konuşmasında anayasal vurgu yapan ve Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) seçimlerdeki mutlak yetkisinin çiğnendiğini belirten İYİ Parti lideri, meydan okuyarak partisi adına net bir duruş sergiledi: "Açıkça ilan ediyorum ki İYİ Parti taraftır! İYİ Parti; tek adam rejimine karşı parlamenter demokrasiden, hukukun üstünlüğünden ve adil yargıdan taraftır. Anayasamıza göre seçim konularda tek ve son yetki sahibi YSK'dır. YSK kararını hiçe sayarak anayasayı çiğneyen bu yaklaşım, iktidar partisi de dahil tüm siyasi partiler için bir tehdittir. Yargı vesayeti anlamına gelen bu adım, millet iradesine karşı yapılmış antidemokratik bir kalkışmadır. Türk milleti, iradesine ipotek koymaya kalkan sivil ya da üniformalı her girişimi sandıkta cezalandırmıştır."
İstikrar Dededen Toruna Miras Bırakabilmektir
Hükümetin sık sık dile getirdiği "istikrar" söylemini de eleştiren Dervişoğlu, ülkenin tam bir hukuk güvenliği krizine ve istikrarsızlığa sürüklendiğini söyledi. Gerçek istikrarın tanımını yapan Dervişoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "İstikrar, vatandaşın yarınından emin olmasıdır. Tüccarın dövizin yarınından, öğrencinin geleceğinden, kadının hayatından, emeklinin hakkını alabilmesinden emin olmasıdır. İstikrar, dedemizden aldığımız cumhuriyeti ve demokrasiyi torunumuza miras bırakabilmektir."


